Kriz sonrasında kurumlar nasıl değerlendirme ve iyileştirme yapmalıdır?
Kriz sonrasında kurumlar; olayın nedenlerini, alınan kararları, iletişim akışını, çalışan ve müşteri etkilerini, kullanılan kaynakları ve normal işleyişe dönüş sürecini sistemli biçimde değerlendirmelidir. Amaç suçlu bulmak değil, hangi uygulamaların işe yaradığını, hangi eksiklerin zararı büyüttüğünü ve benzer bir krizin tekrarını önlemek için nelerin değiştirilmesi gerektiğini belirlemektir. Değerlendirme sonucunda sorumlular, süreler ve ölçütler içeren bir iyileştirme planı hazırlanmalı; kriz planları, yetkiler, süreçler, eğitimler ve tatbikatlar güncellenmelidir.

Kriz Sonrasında Kurumlar Nasıl Değerlendirme ve İyileştirme Yapmalıdır?
Kriz sonrasında değerlendirme ve iyileştirme; olayın kapandığını ilan etmek, normal çalışma düzenine dönmek veya yalnızca ortaya çıkan maddi zararı hesaplamak değildir.
Kurumun kriz sırasında nasıl davrandığını, hangi kararların işe yaradığını, hangi eksiklerin zararı büyüttüğünü ve benzer bir durumun tekrarını önlemek için hangi sistemlerin değiştirilmesi gerektiğini inceleyen yapılandırılmış bir öğrenme sürecidir.
Kriz sonrasında şu sorulara cevap aranmalıdır:
Kriz nasıl başladı?
İlk belirtiler ne zaman ortaya çıktı?
Bu belirtiler zamanında fark edildi mi?
Kriz planı ne zaman devreye alındı?
İnsan güvenliği yeterince korundu mu?
Karar yetkileri açık mıydı?
Doğru bilgi doğru kişilere zamanında ulaştı mı?
Çalışanlar görevlerini biliyor muydu?
Müşteri ve kamuoyu iletişimi nasıl yürütüldü?
Hangi kararlar zararı azalttı?
Hangi gecikmeler veya hatalar zararı büyüttü?
Çalışanlar fiziksel ve psikolojik olarak nasıl etkilendi?
Normal işleyişe dönüş ne kadar sürdü?
Aynı kriz yeniden yaşanırsa neyi farklı yapmalıyız?
Kriz sonrası değerlendirme yalnızca yöneticilerin katıldığı bir toplantı olarak kalmamalıdır.
Olayı yaşayan çalışanların, teknik ekiplerin, müşteriyle temas eden kişilerin ve ilgili paydaşların deneyimleri de değerlendirilmelidir.
Kriz Sonrası Değerlendirme Nedir?
Kriz sonrası değerlendirme; krizin öncesini, kriz anındaki müdahaleyi ve kriz sonrasındaki normalleşme sürecini bütünsel biçimde inceleme çalışmasıdır.
Bu değerlendirmede üç temel alan ele alınır:
Kriz öncesi hazırlık
Risk önceden belirlenmiş miydi?
Erken uyarı göstergeleri bulunuyor muydu?
Kriz planı güncel miydi?
Çalışanlar görevlerini biliyor muydu?
Tatbikat yapılmış mıydı?
Yedek sistem ve kaynaklar çalışıyor muydu?
Kriz sırasındaki müdahale
Kriz zamanında fark edildi mi?
Güvenlik önceliklendirildi mi?
Karar ve yetki yapısı çalıştı mı?
Bilgi akışı yeterli miydi?
İletişim tutarlı mıydı?
Kritik süreçler korunabildi mi?
Çalışan kapasitesi doğru yönetildi mi?
Kriz sonrası normalleşme
Geçici uygulamalar sonlandırıldı mı?
Biriken iş yükü yönetildi mi?
Çalışanlar desteklendi mi?
Müşteri ve paydaş güveni yeniden oluşturuldu mu?
Öğrenilenler süreçlere aktarıldı mı?
İyileştirme kararları uygulandı mı?
Kriz Sonrası Değerlendirme Neden Önemlidir?
Kriz sırasında kurumlar çoğu zaman zararı sınırlandırmaya ve iş sürekliliğini korumaya odaklanır.
Bu nedenle:
Geçici çözümler uygulanabilir.
Bazı kararlar eksik bilgiyle alınabilir.
Görevler olağan düzenin dışında dağıtılabilir.
Normal kontroller geçici olarak değiştirilebilir.
Çalışanlardan olağanüstü katkı beklenebilir.
Kriz sona erdiğinde bu uygulamaların etkisi değerlendirilmezse geçici düzen kalıcı hâle gelebilir veya aynı zayıflıklar yeni bir krize neden olabilir.
Kriz sonrası değerlendirme:
Tekrarlayan riskleri azaltır.
Kriz planlarının gerçekçi hâle gelmesini sağlar.
Kurumsal hafızayı güçlendirir.
Çalışan güvenini destekler.
Yönetici kararlarını geliştirir.
İş sürekliliği kapasitesini artırır.
Kaynak ve sistem eksiklerini görünür kılar.
Müşteri ve paydaş güveninin yeniden kurulmasına katkı sağlar.
Değerlendirme Ne Zaman Yapılmalıdır?
İlk değerlendirme, güvenlik ve operasyonel durum kontrol altına alındıktan sonra mümkün olduğunca geciktirilmeden yapılmalıdır.
Çok erken değerlendirme yapılırsa:
Çalışanlar hâlâ yoğun stres altında olabilir.
Bütün bilgiler henüz toplanmamış olabilir.
Kriz tamamen sona ermemiş olabilir.
Çok geç değerlendirme yapılırsa:
Ayrıntılar unutulabilir.
Karar gerekçeleri kaybolabilir.
Çalışanlar deneyimlerini farklı hatırlayabilir.
Geçici uygulamalar normalleşebilir.
İyileştirme enerjisi azalabilir.
Bu nedenle iki aşamalı yaklaşım kullanılabilir:
İlk hızlı değerlendirme
Ayrıntılı kök neden ve iyileştirme değerlendirmesi
İlk Hızlı Değerlendirmede Neler İncelenir?
İlk değerlendirme temel olarak şu sorulara odaklanabilir:
Güvenlik riski tamamen sona erdi mi?
Kritik operasyonlar dengelendi mi?
Devam eden müşteri veya veri riski var mı?
Hangi geçici kararlar hâlâ uygulanıyor?
Hangi çalışanların dinlenme veya desteğe ihtiyacı var?
Acil olarak düzeltilmesi gereken yeni bir açık bulunuyor mu?
Hangi bilgilerin korunması ve kayıt altına alınması gerekiyor?
Ayrıntılı değerlendirmeye kimler katılmalıdır?
Bu aşamanın amacı bütün nedenleri çözmek değil, kontrol altına alınmamış riskleri belirlemektir.
Ayrıntılı Değerlendirme Ne Zaman Yapılır?
Ayrıntılı değerlendirme, temel riskler kontrol altına alındıktan ve gerekli veriler toplandıktan sonra yapılabilir.
Bu çalışmada:
Krizin zaman çizelgesi
Kararlar
İletişim kayıtları
Sistem ve süreç verileri
Çalışan görüşleri
Müşteri geri bildirimleri
Finansal ve operasyonel etkiler
Kriz planı ve tatbikat kayıtları
birlikte değerlendirilir.
Amaç yalnızca “ne oldu?” sorusuna değil, “neden oldu ve neden bu şekilde gelişti?” sorusuna da cevap vermektir.
Kriz Zaman Çizelgesi Nasıl Hazırlanır?
Kriz zaman çizelgesi olayın başlangıcından normalleşmeye kadar önemli gelişmeleri kronolojik olarak gösterir.
Zaman çizelgesinde şu bilgiler bulunabilir:
İlk uyarının zamanı
İlk bildirimin kime yapıldığı
Kriz planının devreye alınma zamanı
Alınan önemli kararlar
Görev dağılımları
Sistem veya operasyon değişiklikleri
Çalışan ve müşteri bilgilendirmeleri
Medya ve kamuoyu açıklamaları
Dış kurumlarla kurulan iletişim
Krizin kontrol altına alınma zamanı
Normalleşme adımları
Zaman çizelgesi kararların hangi bilgiye dayanarak alındığını anlamayı kolaylaştırır.
Kayıtlar Neden Önemlidir?
Kriz sırasında tutulan kayıtlar değerlendirmeyi kişisel hafızadan uzaklaştırır.
Kullanılabilecek kayıtlar şunlardır:
Kriz günlüğü
Toplantı notları
Görev kayıtları
E-posta ve mesajlar
Sistem kayıtları
Müşteri talepleri
Basın ve sosyal medya içerikleri
Güvenlik ve olay kayıtları
Teknik raporlar
Karar ve onay belgeleri
Çalışan vardiya ve iş yükü bilgileri
Kayıt bulunmadığında değerlendirme farklı kişilerin çelişen anlatımlarına dayanabilir.
Kriz Sonrası Değerlendirmeye Kimler Katılmalıdır?
Katılımcılar krizin türüne göre belirlenmelidir.
Şu kişiler sürece dahil edilebilir:
Kriz lideri
Üst yönetim
İlgili departman yöneticileri
Operasyon çalışanları
Teknik uzmanlar
Bilgi teknolojileri
İnsan kaynakları
Kurumsal iletişim
Hukuk ve uyum
İş sağlığı ve güvenliği
Müşteri hizmetleri
Finans
Tedarik veya satın alma
Dış uzmanlar
Gerekli durumlarda müşteri veya iş ortağı temsilcileri
Yalnızca yöneticilerin katılması saha deneyiminin kaybolmasına neden olabilir.
Çok geniş katılım ise görüşmenin dağılmasına yol açabilir.
Farklı değerlendirme oturumları düzenlenebilir.
Krizi Yaşayan Çalışanların Görüşü Neden Önemlidir?
Çalışanlar kriz planının uygulamada nasıl çalıştığını doğrudan görür.
Şu konularda önemli bilgi sunabilirler:
Talimatların anlaşılırlığı
Bilginin ulaşma hızı
Görev ve yetki belirsizlikleri
Sistemlerin kullanılabilirliği
Müşteri tepkileri
İş yükü ve dinlenme sorunları
Geçici çözümler
Yönetici davranışları
Güvenlik riskleri
Kriz planında bulunmayan gerçek ihtiyaçlar
Çalışan görüşleri yalnızca “memnuniyet” amacıyla değil, süreç ve davranış analizi için kullanılmalıdır.
Çalışanlardan Nasıl Geri Bildirim Alınmalıdır?
Şu yöntemler kullanılabilir:
Bireysel görüşmeler
Küçük grup toplantıları
Anonim anketler
Yönetici değerlendirmeleri
Odak grup çalışmaları
Yazılı olay bildirimleri
Yapılandırılmış kriz sonrası oturumlar
Sorular somut olmalıdır:
İlk bilgiyi ne zaman ve hangi kanaldan aldınız?
Göreviniz sizin için açık mıydı?
Hangi kararı almakta zorlandınız?
Hangi bilgiye ihtiyaç duydunuz?
En fazla hangi süreç gecikti?
Hangi uygulama işe yaradı?
Hangi uygulama yeni bir risk oluşturdu?
Bir sonraki krizde ne farklı olmalıdır?
Psikolojik Güven Değerlendirmeyi Nasıl Etkiler?
Çalışanlar hata, eksik veya yönetici davranışı hakkında konuştuğunda cezalandırılacağını düşünüyorsa gerçek bilgi paylaşılmaz.
Bu durumda değerlendirme:
Sadece olumlu sonuçlara
Resmî açıklamalara
Yönetimin görmek istediği bilgilere
Teknik ayrıntılara
odaklanabilir.
Gerçek öğrenme için çalışanlar şu konuları güvenle söyleyebilmelidir:
Talimatları anlamadım.
Yetkim olmadığı için karar gecikti.
Yöneticime ulaşamadım.
İş yüküm güvenli sınırı aştı.
Yanlış karar verildiğini düşündüm.
Sorunu daha önce gördüm ancak bildirmedim.
Kriz planına ulaşamadım.
Müşterilere farklı bilgiler verildi.
Psikolojik güven hesap verebilirliği ortadan kaldırmaz.
Doğru bilgiye ulaşılmasını sağlar.
Suçlama Kültürü Değerlendirmeyi Nasıl Bozar?
Değerlendirme toplantısı “Kim hata yaptı?” sorusuyla başlarsa çalışanlar kendisini korumaya yönelir.
Şu davranışlar görülebilir:
Bilgi saklama
Sorumluluğu başka kişilere aktarma
Kayıtları seçici biçimde sunma
Hataları küçümseme
Yöneticinin kararlarını sorgulamaktan kaçınma
Teknik nedenleri öne çıkarıp davranışsal nedenleri gizleme
Bireysel sorumluluk gerektiğinde değerlendirilmelidir.
Ancak önce olayın nedenleri ve sistem koşulları anlaşılmalıdır.
Hesap Verebilirlik ile Suçlama Arasındaki Fark Nedir?
Hesap verebilirlik:
Görev ve beklentilerin açık olması
Kararların gerekçelerinin değerlendirilmesi
Davranışların sonuçlarının konuşulması
Öğrenme ve düzeltme adımlarının belirlenmesi
Tekrarlayan ihmallerin ele alınması
anlamına gelir.
Suçlama ise problemi yalnızca bir kişiye yükleyerek sistemsel koşulları görmezden gelebilir.
Çalışan açık talimata rağmen bilinçli ihmal veya ciddi davranış ihlali göstermiş olabilir.
Bu durumda ilgili performans veya disiplin süreci işletilmelidir.
Ancak bu süreç, kriz sisteminin değerlendirilmesinin yerine geçmemelidir.
Krizin Kök Nedeni Nasıl Belirlenir?
Kök neden analizi şu alanları birlikte değerlendirmelidir:
İnsan davranışları
Süreçler
Teknoloji
Bilgi akışı
Yönetim kararları
Kaynaklar
Yetki yapısı
Kontrol mekanizmaları
Dış koşullar
Kurum kültürü
Örneğin veri ihlalinin görünen nedeni bir çalışanın yanlış dosya paylaşması olabilir.
Ancak temel nedenler arasında:
Erişim yetkilerinin yanlış tanımlanması
Yetersiz veri güvenliği eğitimi
Uygun olmayan sistem tasarımı
A şırı iş yükü
Kontrol adımının bulunmaması
Hız baskısı
Güncel olmayan prosedürler
bulunabilir.
İnsan Hatası Kök Neden Olarak Kabul Edilmeli midir?
“Çalışan hata yaptı.” ifadesi çoğu zaman analizin sonu değil, başlangıcı olmalıdır.
Şu sorular sorulmalıdır:
Çalışan gerekli bilgiye sahip miydi?
Talimatlar açık mıydı?
Görev ve yetki sınırları belli miydi?
Sistem hatayı kolaylaştırıyor muydu?
Çalışma süresi ve iş yükü güvenli miydi?
Kontrol mekanizması var mıydı?
Aynı hata başka kişilerde de yaşandı mı?
Yönetici gerekli desteği sağladı mı?
Bireysel dikkatsizlik bulunabilir.
Ancak sistem çalışanı sürekli aynı hataya aç ık bırakıyorsa kalıcı çözüm sistem değişikliğini de gerektirir.
Beş Neden Yaklaşımı Nasıl Kullanılabilir?
Örnek:
Olay: Müşteriler kriz hakkında çelişkili bilgiler aldı.
Neden çelişkili bilgi aldılar?
Farklı çalışanlar farklı açıklamalar yaptı.
Çalışanlar neden farklı açıklamalar yaptı?
Onaylı ortak mesaj paylaşılmadı.
Ortak mesaj neden paylaşılmadı?
Kriz iletişim sorumlusu belirlenmemişti.
Sorumlu neden belirlenmemişti?
Kriz planında iletişim rolü güncel değildi.
Plan neden güncel değildi?
Organizasyon değişikliği sonrasında kriz planı gözden geçirilmemişti.
Bu durumda yalnızca çalışanları uyarmak yeterli değildir.
Kriz planı, rol dağılımı ve güncelleme sistemi değiştirilmelidir.
Tek Bir Kök Neden Bulmak Yeterli midir?
Krizler çoğu zaman birden fazla zayıflığın birleşmesiyle büyür.
Örneğin:
Erken uyarı görülmemiş olabilir.
Yönetici karar vermekte gecikmiş olabilir.
Yedek sistem çalışmamış olabilir.
Çalışanlar resmî bilgi kanalını bilmemiş olabilir.
Müşteri iletişimi geç başlamış olabilir.
Personel yetersiz kalmış olabilir.
Bu nedenlerin birbirini nasıl etkilediği değerlendirilmelidir.
Tek bir kişiyi veya teknik arızayı temel neden ilan etmek eksik sonuç oluşturabilir.
Erken Uyarılar Nasıl Değerlendirilmelidir?
Şu sorular sorulabilir:
Krizden önce hangi belirtiler vardı?
Bu belirtiler kimler tarafından görüldü?
Bildirim yapıldı mı?
Bildirim yapıldıysa neden gerekli aksiyon alınmadı?
Risk kayıtlarında benzer bir konu bulunuyor muydu?
Geçmişte benzer küçük olaylar yaşandı mı?
Çalışanlar bildirim kanalını biliyor muydu?
Yönetim riski küçümsedi mi?
Maliyet veya performans baskısı riski görünmez mi kıldı?
Birçok kriz tamamen beklenmedik değildir.
Önceden görülen ancak önemsenmeyen sinyaller bulunabilir.
Kriz Planı Nasıl Değerlendirilmelidir?
Plan şu açılardan incelenebilir:
Güncel miydi?
Çalışanlar tarafından erişilebilir miydi?
Krizi başlatma kriterleri açık mıydı?
Kriz ekibi ve yedekleri belirli miydi?
Karar yetkileri yeterli miydi?
İletişim kanalları çalıştı mı?
Kritik süreçler tanımlı mıydı?
Teknoloji ve veri yedekleri çalıştı mı?
Tedarikçi ve dış destek bilgileri güncel miydi?
Plan gerçek koşullarda uygulanabilir miydi?
Tatbikatlarda görülen eksikler kapatılmış mıydı?
Planın varlığı değil, çalışma kapasitesi değerlendirilmelidir.
Tatbikatlar Krize Hazırlık Sağlamış mıydı?
Şu sorular ele alınabilir:
Tatbikatlar gerçek riskleri kapsıyor muydu?
Yalnızca yöneticiler mi katılmıştı?
Çalışanlar görevlerini uygulamış mıydı?
Tatbikat sonuçları kayıt altına alınmış mıydı?
Eksikler için aksiyon planı hazırlanmış mıydı?
Plan sonraki tatbikatta yeniden test edilmiş miydi?
Gerçek kriz tatbikat senaryosundan hangi yönleriyle farklıydı?
Tatbikat yapılmış olması tek başına hazırlık göstergesi değildir.
Tatbikattan öğrenilenlerin uygulanması gerekir.
Karar Alma Süreci Nasıl Değerlendirilmelidir?
Şu alanlar incelenebilir:
Kriz lideri zamanında belirlendi mi?
Karar yetkileri açık mıydı?
Hangi kararlar gecikti?
Hangi kararlar gereksiz yere üst yönetime taşındı?
Hangi kararlar yetki dışı alındı?
Uzman görüşleri zamanında kullanıldı mı?
Kararlar hangi bilgilere dayandı?
Varsayımlar açıkça belirtildi mi?
Kararlar yeni bilgi geldikçe güncellendi mi?
Karar gerekçeleri kayıt altına alındı mı?
Amaç sonuca bakarak geçmiş kararları kolayca yargılamak değildir.
Kararın alındığı anda mevcut olan bilgi ve koşullar değerlendirilmelidir.
Sonuç Yanlılığı Nedir?
Bir karar olumlu sonuçlandıysa doğru, olumsuz sonuçlandıysa yanlış olarak değerlendirilmesi sonuç yanlılığıdır.
Oysa iyi düşünülmü ş bir karar beklenmeyen koşullar nedeniyle olumsuz sonuçlanabilir.
Eksik ve riskli bir karar ise şans eseri olumlu sonuç verebilir.
Değerlendirmede şu sorular kullanılmalıdır:
Karar o anda mevcut hangi bilgiye dayanıyordu?
Alternatifler değerlendirildi mi?
Riskler açıkça görüldü mü?
Yetkili kişiler sürece dahil miydi?
Karar zamanı uygun muydu?
Yeni bilgi geldiğinde karar güncellendi mi?
Kararın kalitesi yalnızca nihai sonuçla ölçülmemelidir.
İletişim Süreci Nasıl Değerlendirilmelidir?
İç ve dış iletişim ayrı ayrı incelenebilir.
Çalışan iletişimi
Çalışanlar ilk bilgiyi ne zaman aldı?
Resmî kanal belli miydi?
Mesajlar açık ve tutarlı mıydı?
Bilinmeyen konular dürüstçe belirtildi mi?
Güncelleme sıklığı yeterli miydi?
Çalışanlar soru sorabildi mi?
Uzaktan çalışanlar aynı bilgiye ulaştı mı?
Müşteri ve kamuoyu iletişimi
İlk açıklama zamanında yapıldı mı?
Tek sözcü sistemi çalıştı mı?
Müşterilere çelişkili bilgi verildi mi?
Sorumluluk gerektiği yerde kabul edildi mi?
Yanlış bilgiler hızla düzeltildi mi?
Kişisel ve gizli bilgiler korundu mu?
Yeni bilgilendirme zamanları açıklandı mı?
İletişimin Başarısı Nasıl Ölçülür?
Şu göstergeler kullanılabilir:
İlk açıklamaya kadar geçen süre
Çelişkili mesaj sayısı
Çalışanların resmî bilgi kanalını bilme oranı
Müşteri tekrar başvuruları
Yanlış bilgi veya söylenti örnekleri
Basın ve sosyal medya tepkileri
Açıklamaların anlaşılabilirliği
Çalışan ve müşteri geri bildirimleri
Güncelleme sıklığı
Yetkisiz paylaşım olayları
Yalnızca açıklama yapılmış olması yeterli değildir.
Mesajın doğru kişiye, doğru zamanda ve anlaşılır biçimde ulaşıp ulaşmadığı önemlidir.
Çalışan Güvenliği Nasıl Değerlendirilmelidir?
Şu alanlar incelenebilir:
Tahliye veya güvenlik prosedürleri çalıştı mı?
Bütün çalışanlara ulaşıldı mı?
Özel desteğe ihtiyaç duyan kişiler dikkate alındı mı?
Çalışanlar gereksiz risk aldı mı?
Çalışma saatleri güvenli sınırları aştı mı?
Vardiya ve yedekleme sistemi yeterli miydi?
Sağlık ve psikolojik destek sağlandı mı?
Yöneticiler operasyonu güvenliğin önüne koydu mu?
Uzaktan çalışanların güvenliği kontrol edildi mi?
Kriz operasyonel olarak başarıyla yönetilmiş görünse bile çalışanlar ciddi zarar görmüşse değerlendirme eksik kalır.
Çalışanların Psikolojik Etkisi Nasıl Değerlendirilir?
Kriz sonrasında çalışanlar:
Kaygı
Uyku problemi
Öfke
Suçluluk
Yoğun yorgunluk
Güven kaybı
Dikkat güçlüğü
İşe dönme konusunda isteksizlik
yaşayabilir.
İnsan kaynakları ve yöneticiler:
Çalışan görüşmeleri yapabilir.
İş yükünü yeniden düzenleyebilir.
Dinlenme ve izin planlayabilir.
Gerektiğinde profesyonel destek sağlayabilir.
Travmatik olaya maruz kalan çalışanları özel olarak takip edebilir.
Çalışanların tekrar normal performansa dönmesi için gerçekçi süre tanıyabilir.
Kriz bittiği için çalışan etkisinin de bittiği varsayılmamalıdır.
Çalışanların Katkısı Nasıl Takdir Edilmelidir?
Takdir yalnızca kriz boyunca en uzun süre çalışan veya en görünür yöneticilere verilmemelidir.
Şu katkılar da görünür kılınabilir:
Riski erken bildirmek
Kritik bilgiyi paylaşmak
Müşteri güvenini korumak
Takım arkadaşına destek olmak
Yedek süreçleri çalıştırmak
Doğru kayıt tutmak
Güvenlik kurallarına uygun hareket etmek
Hatalı bir kararı saygılı biçimde sorgulamak
Kriz sonrasında öğrenme sürecine katkı sağlamak
Takdir, aşırı çalışmayı veya sınır ihlalini ödüllendirmemelidir.
İş Yükü Nasıl Normalleştirilmelidir?
Kriz sonrasında:
Biriken işler görünür hâle getirilmeli
Öncelikler yeniden belirlenmeli
Bazı görevler ertelenmeli
Ek kaynak ihtiyacı değerlendirilmelidir
Kriz boyunca aşırı çalışan kişiler dinlendirilmelidir
Geçici görevler kalıcılaştırılmadan önce değerlendirilmelidir
Çalışanların normal hedeflere dönüşü aşamalı yapılmalıdır.
Kriz nedeniyle oluşan bütün iş açığını çalışanlardan hızlıca kapatmaları beklenmemelidir.
Geçici Kriz Uygulamaları Nasıl Sonlandırılmalıdır?
Kriz sırasında:
Yetkiler merkezileştirilmiş
Manuel sistem kullanılmış
Fazla çalışma yapılmış
Bazı kontroller kaldırılmış
Görevler geçici değiştirilmiş
İletişim kanalları sınırlandırılmış
olabilir.
Her geçici uygulama için şu kararlar verilmelidir:
Devam edecek mi?
Ne zaman sona erecek?
Kalıcı olacaksa hangi gerekçeyle?
Yeni risk oluşturuyor mu?
Çalışanlara nasıl açıklanacak?
Prosedürler nasıl güncellenecek?
Geçici kriz düzeni kendiliğinden normal çalışma biçimine dönüşmemelidir.
Müşteri Etkisi Nasıl Değerlendirilmelidir?
Şu alanlar incelenebilir:
Kaç müşteri etkilendi?
Hangi ürün veya hizmetler aksadı?
Müşteriler ne kadar süre bilgi bekledi?
Yanlış veya çelişkili açıklama yapıldı mı?
Müşteri verisi veya güvenliği etkilendi mi?
Şikâyetler nasıl çözüldü?
Telafi uygulamaları adil ve tutarlı mıydı?
Müşteri kaybı veya güven kaybı oluştu mu?
Hangi müşteri grupları daha fazla etkilendi?
Değerlendirme yalnızca şikâyet sayısına dayanmamalıdır.
Sessizce ayrılan veya güveni azalan müşteriler de bulunabilir.
Müşteri Geri Bildirimi Nasıl Alınabilir?
Şu yöntemler kullanılabilir:
Doğrudan görüşmeler
Anketler
Şikâyet kayıtları
Çağrı ve yazışma analizleri
Müşteri kaybı nedenleri
Sosyal medya geri bildirimleri
Satış ve müşteri temsilcisi görüşleri
Stratejik müşteri toplantıları
Müşterilere yalnızca kurumun açıklamasını değerlendirmeleri değil, yaşadıkları gerçek deneyim sorulmalıdır.
İtibar Etkisi Nasıl İncelenmelidir?
Şu göstergeler değerlendirilebilir:
Medya görünürlüğü
Sosyal medya tepkileri
Müşteri güveni
Çalışanların kuruma bakışı
İş ortaklarının yaklaşımı
Başvuru ve işe alım etkisi
Kamu kurumlarıyla ilişkiler
Marka aramalarındaki değişim
Yönetici ve sözcü açıklamalarının algısı
İtibar onarımı yalnızca yeni bir iletişim kampanyasıyla yapılmamalıdır.
Krizde görülen davranış ve süreç sorunlarının düzeltildiği gösterilmelidir.
Finansal Etki Nasıl Hesaplanmalıdır?
Doğrudan maliyetlerin yanında dolaylı etkiler de değerlendirilmelidir.
Doğrudan maliyetler
Sistem onarımı
Ürün veya hizmet telafisi
Fazla çalışma
Dış uzman desteği
Hukuki giderler
Acil tedarik
Fiziksel zarar
Dolaylı maliyetler
Müşteri kaybı
Üretim veya hizmet kesintisi
Çalışan ayrılığı
İtibar kaybı
Gelecekteki sigorta veya uyum maliyetleri
Yönetici ve çalışan zaman kaybı
Ertelenen projeler
Toplam etki, yalnızca kriz günü oluşan harcamalardan oluşmaz.
Tedarikçi ve İş Ortakları Nasıl Değerlendirilmelidir?
Şu sorular sorulabilir:
Kritik tedarikçiler zamanında destek verdi mi?
İletişim kişileri erişilebilir miydi?
Sözleşmeler kriz koşullarını karşılıyor muydu?
Alternatif tedarikçi kullanılabildi mi?
Tedarikçinin kendi iş sürekliliği planı var mıydı?
Tek tedarikçiye bağımlılık zararı artırdı mı?
Dış uzmanlar gerekli yetkiye ve bilgiye sahip miydi?
Tedarikçi ilişkisi yalnızca fiyat ve normal dönem performansıyla değerlendirilmemelidir.
Kriz dayanıklılığı da önemli bir ölçüttür.
Teknoloji ve Veri Sistemleri Nasıl İncelenmelidir?
Şu alanlar değerlendirilebilir:
Yedekler güncel miydi?
Veriler geri yüklenebildi mi?
Yedek sistemler çalıştı mı?
Erişim yetkileri doğru muydu?
Kritik sistemlere kimler ulaşabildi?
Sistem kesintisinde manuel süreç çalıştı mı?
Siber güvenlik uyarıları zamanında görüldü mü?
Dış teknoloji sağlayıcısı hızlı destek verdi mi?
Çalışanlar güvenli çalışma yöntemlerini biliyor muydu?
Kriz sırasında veri kaybı veya gizlilik ihlali yaşandı mı?
Yedekleme planının varlığı değil, gerçek durumda çalışması önemlidir.
Normal İşleyişe Dönüş Nasıl Planlanmalıdır?
Normalleşme tek bir kararla gerçekleşmeyebilir.
Aşamalı dönüş planı şu alanları içerebilir:
Güvenlik ve teknik doğrulamalar
Kritik süreçlerin yeniden başlatılması
Geçici görevlerin sonlandırılması
Biriken işlerin önceliklendirilmesi
Müşteri bilgilendirmesi
Çalışan vardiya ve izin düzeni
Performans hedeflerinin yeniden belirlenmesi
Geçici sistemlerin kapatılması
Yeni kontrol ve önlemlerin uygulanması
Normalleşme sürecinin takip edilmesi
“Artık kriz bitti, eski düzene dönüyoruz.” yaklaşımı çalışan ve sistem kapasitesini gözden kaçırabilir.
İyileştirme Planı Nasıl Hazırlanmalıdır?
Değerlendirme sonucunda ortaya çıkan her ihtiyaç için şu alanlar belirlenmelidir:
Tespit edilen eksik
Yapılacak iyileştirme
Ana sorumlu
Destek veren kişiler
Gerekli kaynak
Başlangıç ve tamamlanma tarihi
Öncelik seviyesi
Başarı göstergesi
Takip tarihi
Yeniden test yöntemi
“İletişim geliştirilecek.”
gibi genel ifadeler yeterli değildir.
Bunun yerine:
“Kriz çalışan iletişim listesi insan kaynakları tarafından otuz gün içinde güncellenecek ve üç ayda bir test edilecek.”
gibi somut aksiyonlar kullanılmalıdır.
İyileştirmeler Nasıl Önceliklendirilmelidir?
Şu kriterler kullanılabilir:
İnsan güvenliği etkisi
Yasal ve etik risk
Krizin tekrar ihtimali
Etkinin büyüklüğü
Müşteri etkisi
İş sürekliliği
Uygulama süresi
Kaynak ihtiyacı
Başka riskleri azaltma gücü
Hızlı uygulanabilirlik
Bütün iyileştirmeleri aynı anda yapmak mümkün olmayabilir.
Ancak kritik risklerin bütçe veya zaman gerekçesiyle belirsiz süre ertelenmesi de doğru değildir.
Hızlı Kazanımlar ile Yapısal İyileştirmeler Nasıl Ayrılır?
Hızlı kazanımlar
İletişim listesini güncellemek
Görev kartlarını hazırlamak
Yedek kişileri belirlemek
Kontrol listesi oluşturmak
Resmî bilgi kanalını açıklamak
Yapısal iyileştirmeler
Teknoloji altyapısını yenilemek
Organizasyon yapısını değiştirmek
Yeni tedarik sistemi kurmak
Kriz karar yetkilerini yeniden düzenlemek
Kritik süreçleri yedeklemek
Kurumsal kültür ve yönetim davranışlarını geliştirmek
Hızlı kazanımlar önemli olsa da yapısal sorunların yerine geçmemelidir.
İyileştirme Aksiyonları Neden Uygulanmadan Kalır?
Yaygın nedenler şunlardır:
Krizin aciliyeti sona erince ilginin azalması
Ana sorumlunun belirlenmemesi
Bütçe ayrılmaması
Tamamlanma tarihinin bulunmaması
Üst yönetim takibinin olmaması
Normal iş yükünün aksiyonları geri plana atması
Çok fazla aksiyon oluşturulması
Başarı ölçütünün belirsiz olması
Kriz sonrası yönetim değişikliği
İyileştirmenin yalnızca raporda kalması
Bu nedenle aksiyonlar kurumun normal yönetim ve performans takip sistemine dahil edilmelidir.
Kriz Planı Nasıl Güncellenmelidir?
Değerlendirme sonucunda şu bölümler güncellenebilir:
Kriz tanımları
Etkinleştirme kriterleri
Kriz ekibi
Yedek kişiler
İletişim bilgileri
Karar yetkileri
Çalışan güvenliği prosedürleri
Müşteri ve medya iletişim yöntemleri
Kritik süreçler
Tedarikçi listeleri
Teknoloji ve veri yedekleri
Tahliye ve toplanma planları
Kriz kayıt sistemi
Normalleşme adımları
Güncellenen plan ilgili çalışanlara açıklanmalı ve yeniden test edilmelidir.
Eğitim İhtiyacı Nasıl Belirlenir?
Kriz sırasında çalışanların:
Görevini bilmemesi
Yetki sınırlarını kullanamaması
Risk bildiriminde zorlanması
Müşteriyle yanlış iletişim kurması
Kriz planını uygulayamaması
Baskı altında karar verememesi
Ekipler arası koordinasyon kuramaması
gibi eksikler görülmüş olabilir.
Ancak her sorun eğitim ihtiyacı değildir.
Sorunun nedeni:
Belirsiz görev
Eksik kaynak
Güncel olmayan plan
Yetersiz teknoloji
Yönetici tutarsızlığı
Gerçekçi olmayan iş yükü
Yanlış yetki yapısı
olabilir.
Eğitim yalnızca bilgi, beceri veya uygulama ihtiyacı varsa kullanılmalıdır.
Kriz Sonrası Tatbikat Ne Zaman Yapılmalıdır?
İyileştirmeler tamamlandıktan sonra yeni plan ve sistem tatbikatla test edilmelidir.
Tatbikatta:
Önceki krizde yaşanan eksiklerin giderilip giderilmediği
Yeni görev ve yetkilerin çalışıp çalışmadığı
İletişim kanallarının kullanılabilirliği
Yedek sistemlerin gerçek performansı
Çalışanların yeni düzeni anlayıp anlamadığı
Karar sürelerinin iyileşip iyileşmediği
değerlendirilmelidir.
Yalnızca belgeyi güncellemek gerçek hazırlık sağlamaz.
Kurumsal Öğrenme Nedir?
Kurumsal öğrenme, kriz sırasında edinilen bilgi ve deneyimin yalnızca olayın içinde bulunan kişilerde kalmaması; süreçlere, eğitimlere, sistemlere ve yönetim uygulamalarına aktarılmasıdır.
Kurumsal öğrenme için:
Kriz raporu hazırlanabilir.
Öğrenilenler ilgili ekiplerle paylaşılabilir.
Süreç dokümanları güncellenebilir.
Yeni çalışan oryantasyonuna gerekli bölümler eklenebilir.
Yöneticiler için vaka çalışmaları oluşturulabilir.
Risk kayıtları yenilenebilir.
Benzer süreçler incelenebilir.
Tatbikat senaryoları güncellenebilir.
Krizden öğrenmeyen kurum, aynı riski farklı bir biçimde yeniden yaşayabilir.
Kurumsal Hafıza Nasıl Korunur?
Kritik bilgi:
Yalnızca belirli yöneticilerin hafızasında
Kişisel e-posta kutularında
Geçici mesaj gruplarında
Resmî olmayan notlarda
kalmamalıdır.
Şu içerikler kurumsal olarak saklanabilir:
Olay zaman çizelgesi
Kararlar ve gerekçeleri
Kriz raporları
İyileştirme planları
Güncellenmiş prosedürler
Tatbikat sonuçları
Eğitim materyalleri
Müşteri ve çalışan geri bildirimleri
Teknik ve hukuki değerlendirmeler
Erişim ve gizlilik kuralları korunmalıdır.
Başarılı Uygulamalar da Değerlendirilmeli midir?
Evet.
Değerlendirme yalnızca hatalara odaklanırsa kurum hangi davranışları koruması gerektiğini göremez.
Şu sorular sorulabilir:
Hangi karar zararı azalttı?
Hangi ekip hızlı koordinasyon sağladı?
Hangi iletişim kanalı iyi çalıştı?
Hangi yedek sistem fayda sağladı?
Hangi çalışan davranışları güvenliği destekledi?
Hangi yöneticilik yaklaşımı çalışan güvenini korudu?
Hangi geçmiş hazırlık gerçek krizde işe yaradı?
Başar ılı uygulamalar standart hâle getirilebilir ve başka ekiplere aktarılabilir.
Kriz Sonrası İtibar Onarımı Nasıl Yapılmalıdır?
Kurumun sorumluluğu veya süreç eksikliği bulunuyorsa itibar onarımı şu adımları içerebilir:
Olayı açık biçimde kabul etmek
Etkilenen kişilere ulaşmak
Sorumluluk almak
Gerekli telafiyi sunmak
Yapılan düzeltmeleri açıklamak
Verilen sözleri takip etmek
İlerleme hakkında düzenli bilgi paylaşmak
Aynı olayın tekrarını önleyecek sistem değişikliklerini göstermek
İtibar, yalnızca iletişim mesajlarıyla değil, davranış ve uygulamayla yeniden oluşturulur.
Kriz Sonrası Özür Nasıl Olmalıdır?
Etkili özür:
Olayı açıkça tanımlar.
Etkilenen kişileri görür.
Sorumluluğu belirsizleştirmez.
Mazeret üretmez.
Düzeltici adımı açıklar.
Tekrarı önleyecek değişiklikleri belirtir.
Takip sözü içeriyorsa yerine getirilir.
“Yanlış anlaşıldıysak üzgünüz.”
gibi ifadeler karşı tarafın algısını sorun olarak gösterir.
Gerçek sorumluluk varsa açık biçimde kabul edilmelidir.
Kriz Sonrası Performans Değerlendirmesi Nasıl Yapılmalıdır?
Çalışanlar ve yöneticiler yalnızca nihai sonuçla değerlendirilmemelidir.
Şu davranışlar incelenebilir:
Riski zamanında bildirme
Güvenlik talimatlarına uyma
Doğru bilgi paylaşma
Yetki sınırlarını kullanma
Kararların uygulanmasını takip etme
Takım ve departman koordinasyonu
Müşteri iletişimi
Kayıt disiplini
İş yükü ve kapasite bildirme
Hataları gizlememe
Kriz sonrası öğrenmeye katılma
Değerlendirme, olağanüstü koşullar ve mevcut kaynaklar dikkate alınarak yapılmalıdır.
Yöneticilerin Kriz Performansı Nasıl Değerlendirilmelidir?
Yönetici açısından şu alanlar incelenebilir:
Güvenliği önceliklendirdi mi?
Karar vermekte gereksiz gecikti mi?
Yetkileri doğru dağıttı mı?
Doğru uzmanları sürece dahil etti mi?
Çalışanları düzenli bilgilendirdi mi?
Kötü habere açık mıydı?
Çalışan iş yükünü ve dinlenmesini yönetti mi?
Çelişkili talimat verdi mi?
Kararlarını kayıt altına aldı mı?
Yeni bilgiye göre yaklaşımını güncelledi mi?
Hataları gizlemek yerine düzeltti mi?
Kriz sonrasında öğrenme sürecine katıldı mı?
Yönetici performansı yalnızca krizin ne kadar hızlı sona erdiğiyle ölçülmemelidir.
Kriz Sonrasında Disiplin Süreci Gerekebilir mi?
Evet.
Şu durumlarda ilgili kurumsal süreçler değerlendirilebilir:
Bilinçli güvenlik ihlali
Gizli veya kişisel bilgi paylaşımı
Yetkisiz açıklama
Kasıtlı bilgi saklama
Talimatların bilinçli olarak uygulanmaması
Taciz, tehdit veya ayrımcılık
Kayıtların değiştirilmesi
Misilleme
Açık ihmal
Ancak disiplin süreci, kriz sisteminin eksiklerini görünmez kılmamalıdır.
Bireysel ve sistemsel sorumluluk birlikte değerlendirilmelidir.
Kriz Sonrası Değerlendirmede Yapılan En Yaygın Hatalar Nelerdir?
Yaygın hatalar şunlardır:
Değerlendirmeyi çok geç yapmak
Yalnızca yöneticilerin görüşünü almak
Çalışanları suçlamak
İnsan hatasını tek kök neden kabul etmek
Yalnızca teknik sorunlara odaklanmak
Yönetici kararlarını değerlendirme dışında bırakmak
Çalışanların psikolojik etkisini görmezden gelmek
Müşteri deneyimini yalnızca şikâyet sayısıyla ölçmek
Geçici uygulamaları otomatik olarak sürdürmek
Çok sayıda fakat belirsiz aksiyon oluşturmak
Sorumlu ve süre belirlememek
Bütçe ve kaynak ayırmamak
Kriz planını güncelleyip test etmemek
Başarılı uygulamaları görünmez bırakmak
Öğrenilenleri kurumun diğer bölümleriyle paylaşmamak
İyileştirme aksiyonlarını takip etmemek
“Kriz Başarıyla Yönetildi” Demek İçin Neye Bakılmalıdır?
Şu alanlar birlikte değerlendirilmelidir:
İnsan güvenliği
Zararı sınırlandırma
Karar hızı ve kalitesi
Bilgi akışı
Çalışan iletişimi
Müşteri ve paydaş iletişimi
Kritik süreçlerin devamlılığı
Çalışanların fiziksel ve psikolojik etkisi
Finansal sonuçlar
Normalleşme süresi
Kriz planının çalışma düzeyi
Öğrenme ve iyileştirme aksiyonları
Operasyonun devam etmiş olması tek başına başarılı kriz yönetimi anlamına gelmez.
İyileştirme Planının Etkisi Nasıl Ölçülür?
Şu göstergeler kullanılabilir:
Kritik aksiyonların tamamlanma oranı
Kriz planının güncellenme süresi
Tatbikat sonuçlarındaki iyileşme
Karar alma süresindeki değişim
Çalışanların görevlerini bilme düzeyi
İletişim kanallarının çalışma oranı
Yedek sistemlerin başarıyla test edilmesi
Benzer risklerin tekrar sayısı
Müşteri güvenindeki değişim
Çalışan psikolojik güveni
Risk bildirim süresi
Tedarik ve teknoloji bağımlılıklarının azalması
Kriz sonrası aksiyonların yönetim tarafından takip edilmesi
Aksiyonun tamamlanması ile gerçek riskin azalması birbirinden ayrılmalıdır.
Kriz Sonrası Değerlendirme Raporunda Neler Bulunmalıdır?
Rapor şu bölümleri içerebilir:
Krizin kısa tanımı
Olayın kapsamı
Zaman çizelgesi
Etkilenen çalışanlar, müşteriler ve süreçler
Alınan temel kararlar
İşe yarayan uygulamalar
Yaşanan eksikler
Kök nedenler
İnsan, süreç, teknoloji ve yönetim boyutları
Finansal ve itibari etkiler
Çalışan ve müşteri geri bildirimleri
İyileştirme aksiyonları
Sorumlular ve süreler
Başarı göstergeleri
Yeniden test ve tatbikat planı
Rapor yalnızca geçmişi belgelemek için değil, gelecekteki hazırlığı yönlendirmek için kullanılmalıdır.
Rapor Kimlerle Paylaşılmalıdır?
Paylaşım kapsamı bilginin niteliğine göre belirlenebilir.
Üst yönetim
Kriz ekibi
İlgili departmanlar
İnsan kaynakları
Hukuk ve uyum
İş sağlığı ve güvenliği
Risk yönetimi
Gerekli durumlarda çalışanlar
Düzenleyici kurumlar
İş ortakları veya müşteriler
ile farklı ayrıntı düzeylerinde paylaşım yapılabilir.
Gizli, kişisel veya hukuki bilgiler korunmalıdır.
Ancak gizlilik gerekçesiyle öğrenme tamamen kapatılmamalıdır.
Kriz Sonrası Değerlendirme Eğitimle Desteklenebilir mi?
Evet.
Yöneticiler ve ilgili çalışanlar şu alanlarda gelişebilir:
Olay analizi
Kök neden değerlendirmesi
Karar kalitesi incelemesi
Çalışan geri bildirimi alma
Psikolojik güven
Kriz iletişimi değerlendirmesi
İyileştirme planı oluşturma
Aksiyon ve sonuç takibi
Tatbikat tasarlama
Kurumsal öğrenme
Ancak eğitim, teknoloji, kaynak, süreç veya yetki eksikliklerinin yerine kullanılmamalıdır.
Kriz Sonrası Çalışmalar Nasıl Kuruma Özel Tasarlanmalıdır?
Her kurumun:
Riskleri
Organizasyon yapısı
Karar sistemi
Teknoloji altyapısı
Müşteri yapısı
Tedarik bağımlılıkları
Çalışan deneyimi
Yönetim kültürü
farklıdır.
Bu nedenle değerlendirme genel kontrol listelerinden ibaret olmamalıdır.
Kurumun gerçek kriz kayıtları, süreçleri, çalışan geri bildirimleri, müşteri etkileri ve yönetsel kararları üzerinden yürütülmelidir.
Davranış Bilimleri Perspektifinden Kriz Sonrası Değerlendirme
Davranış bilimleri, kriz sonrası değerlendirmeyi yalnızca teknik hata ve prosedür incelemesi olarak görmez.
Kriz anında insanlar belirsizlik ve tehdit altında:
Kötü haberi geciktirebilir.
Otoriteyi bekleyebilir.
İlk gelen bilgiye aşırı bağlanabilir.
Grup kararına uyum gösterebilir.
Kendisini korumak için sorumluluk aktarabilir.
Uzun çalışma nedeniyle dikkat ve karar hatası yapabilir.
Kriz planını bırakıp eski alışkanlıklara dönebilir.
Söylentilere yönelebilir.
Bu davranışlar yalnızca kişilikten kaynaklanmaz.
Kurumun kültürü ve sistemi davranışları etkiler.
Örneğin:
Hata bildiren çalışan suçlanıyorsa kriz sinyalleri saklanabilir.
Yöneticiye itiraz cezalandırılıyorsa yanlış kararlar sorgulanmayabilir.
Sorumluluk alan kişiye sürekli daha fazla iş veriliyorsa çalışanlar inisiyatiften kaçınabilir.
Kriz sonrası yalnızca kahramanlık davranışları takdir ediliyorsa aşırı çalışma normalleşebilir.
Aksiyonlar takip edilmiyorsa çalışanlar değerlendirme toplantılarını önemsiz görebilir.
Geçmiş krizlerden öğrenilmiyorsa aynı kurumsal davranışlar tekrar edebilir.
Bu nedenle şu sorular önemlidir:
Çalışanlar hataları güvenle paylaşabiliyor mu?
Değerlendirme gerçekten öğrenme amaçlı mı?
Yönetici kararları da incelemeye dahil mi?
Aşırı çalışma başarı olarak mı ödüllendiriliyor?
Kriz sırasında sessiz kalan çalışanların nedenleri araştırılıyor mu?
Güç farkları geri bildirimi etkiliyor mu?
İyileştirme aksiyonlarının açık bir sahibi var mı?
Öğrenilenler kurumsal sisteme aktarılıyor mu?
Tatbikatlar gerçek davranışları test ediyor mu?
Kurum bir sonraki kriz için gerçekten farklı hâle geliyor mu?
Davranış bilimleri temelli yaklaşım, kriz sonrasında yalnızca neyin yanlış gittiğini değil, hangi kurumsal koşulların doğru veya hatalı davranışları ortaya çıkardığını da değerlendirir.
Alben Akademi Yaklaşımı
Alben Akademi – Davranış Bilimleri Temelli Kurumsal Gelişim Akademisi, kriz sonrası değerlendirmeyi yalnızca teknik rapor, maliyet hesabı veya prosedür güncellemesi olarak ele almaz.
Çalışmalarda;
Kriz zaman çizelgesi
Risk ve erken uyarı sistemi
Karar ve yetki yapısı
Çalışan güvenliği
İç ve dış iletişim
Müşteri deneyimi
İş sürekliliği
Yönetici davranışları
Çalışan iş yükü ve psikolojik etkiler
Kök neden analizi
Geçici ve kalıcı çözümler
İyileştirme planı
Tatbikat ve yeniden test
Psikolojik güven
Kurumsal öğrenme
Davranışsal ölçme ve değerlendirme
birlikte ele alınabilir.
Amaç kriz sonrasında yalnızca hataları sıralamak veya sorumlu kişiler belirlemek değildir.
Kurumun yaşadığı krizden gerçek bir öğrenme çıkarması, çalışan ve müşteri güvenini yeniden oluşturması ve benzer bir durum karşısında daha hazırlıklı hareket edebilecek sürdürülebilir bir sistem geliştirmesidir.
Her kurumun riskleri, süreçleri ve yönetim yapısı farklıdır.
Bu nedenle değerlendirme ve iyileştirme çalışmaları kurumun gerçek kriz deneyimleri, çalışan geri bildirimleri, müşteri etkileri ve yönetsel kararları üzerinden kuruma özel tasarlanmalıdır.
Sonuç
Kriz sonrasında yapılacak değerlendirme, olayın kapanış işlemi değil; kurumun gelecekteki dayanıklılığını belirleyen temel öğrenme sürecidir.
Etkili değerlendirme ve iyileştirme için:
Krizin zaman çizelgesi hazırlanmalı
Karar ve iletişim kayıtları toplanmalı
Çalışan, yönetici ve müşteri görüşleri alınmalı
Başarılı uygulamalar ile eksikler birlikte değerlendirilmelidir
İnsan hatasıyla yetinilmeden kök neden analizi yapılmalıdır
Süreç, teknoloji, kaynak, yetki ve yönetim koşulları incelenmelidir
Çalışanların fiziksel ve psikolojik etkileri dikkate alınmalıdır
Geçici kriz uygulamaları gözden geçirilmelidir
Somut sorumlu, süre ve ölçüt içeren iyileştirme planı hazırlanmalıdır
Kriz planları, görevler ve iletişim kanalları güncellenmelidir
Eğitim ve tatbikat ihtiyaçları belirlenmelidir
Yeni sistemler yeniden test edilmelidir
Öğrenilenler kurum hafızasına aktarılmalıdır
İyileştirme kararları üst yönetim tarafından düzenli olarak takip edilmelidir.
Krizden çıkmış olmak, krizden öğrenildiği anlamına gelmez.
Gerçek kurumsal gelişim; yaşanan olayın çalışan davranışlarına, yönetici kararlarına, süreçlere ve kurum kültürüne ilişkin ürettiği bilginin kalıcı iyileştirmelere dönüştürülmesiyle gerçekleşir.
Bu içerik işinize yaradı mı?
Profesyonel çevrenizle paylaşın veya bağlantıyı kopyalayın.
Yayınlayan: Alben Akademi Kurumsal Gelişim Ekibi
İçeriklerimiz; Alben Akademi’nin uzman eğitmenleri, kurumsal gelişim danışmanları ve iş birliği yürüttüğü sektör profesyonellerinin akademik birikimi, uzmanlık bilgisi ve gerçek saha deneyiminden yararlanılarak özenle hazırlanır.
