Yöneticiler kurum kültürünü nasıl etkiler?
Yöneticiler kurum kültürünü; iletişim biçimleri, karar alma tarzları, çalışanlara yaklaşımı, geri bildirim dili ve kriz anlarındaki tutumlarıyla doğrudan etkiler. Çalışanlar kurumun değerlerini çoğu zaman yazılı metinlerden değil, yöneticilerinin günlük davranışlarından öğrenir.

Yöneticiler Kurum Kültürünü Nasıl Etkiler?
Yöneticiler kurum kültürünün çalışanlar tarafından en görünür temsilcileridir.
Bir kurumun değerleri, vizyonu ve davranış ilkeleri yazılı olarak açıkça tanımlanmış olabilir. Ancak çalışanlar kurumun gerçek kültürünü çoğu zaman yöneticilerinin günlük davranışları üzerinden deneyimler.
Yöneticinin bir hataya nasıl tepki verdiği, çalışanları ne kadar dinlediği, görevleri nasıl dağıttığı, kararlarını ne ölçüde açıkladığı ve baskı altında nasıl iletişim kurduğu kurum kültürünün gerçek biçimini ortaya çıkarır.
Bu nedenle yöneticiler yalnızca iş sonuçlarından sorumlu kişiler değildir.
Aynı zamanda ekip içinde hangi davranışların kabul edildiğini, hangi davranışların desteklendiğini ve çalışanların kurumla nasıl bir ilişki kuracağını etkileyen kültür taşıyıcılarıdır.
Yönetici Davranışları Neden Bu Kadar Etkilidir?
Çalışanlar kurumun değerlerini yalnızca insan kaynakları sunumlarından veya kurum içi duyurulardan öğrenmez.
Günlük işleyişte yöneticilerinin davranışlarını gözlemler.
Yönetici açık iletişimi desteklediğini söylüyor ancak farklı görüşler karşısında sert tepki veriyorsa çalışanlar sessiz kalmayı öğrenebilir.
Yönetici ekip çalışmasını vurguluyor ancak yalnızca bireysel başarıları ödüllendiriyorsa çalışanlar bilgi paylaşmak yerine kendi sonuçlarını korumaya yönelebilir.
Yönetici güven verdiğini söylüyor ancak verdiği sözleri takip etmiyorsa çalışanların kuruma olan güveni de zayıflayabilir.
Çalışanlar şu davranışlara özellikle dikkat eder:
Yönetici sözünü tutuyor mu?
Benzer durumlarda benzer kararlar veriyor mu?
Hatalara karşı nasıl tepki gösteriyor?
Çalışanları gerçekten dinliyor mu?
Başarıları görünür hâle getiriyor mu?
Zor kararların gerekçesini açıklıyor mu?
Kendi hatalarını kabul edebiliyor mu?
Çalışanlara adil davranıyor mu?
Kriz anlarında sakin ve tutarlı kalabiliyor mu?
Kurum değerlerini kendi davranışlarında gösteriyor mu?
Bu sorulara verilen günlük cevaplar çalışanların kültür algısını şekillendirir.
Yöneticiler Kurum Değerlerini Davranışa Dönüştürür
Kurum değerleri soyut kavramlar olarak kalırsa çalışan davranışları üzerinde sınırlı etki oluşturur.
Yöneticiler bu değerlerin günlük işleyişte nasıl uygulanacağını gösterir.
Örneğin kurumun temel değerlerinden biri “saygı” ise yönetici:
Çalışanların sözünü kesmeden dinlemeli
Geri bildirimi uygun ortamda vermeli
Yazılı iletişimde profesyonel üslup kullanmalı
Çalışanların zamanına dikkat etmeli
Farklı görüşleri küçümsememeli
Baskı altında aşağılayıcı bir dil kullanmamalı
Kurumun değerlerinden biri “iş birliği” ise yönetici:
Bilgi paylaşımını desteklemeli
Departmanları birbirine karşı konumlandırmamalı
Ortak hedefleri görünür hâle getirmeli
Başarıları ekip düzeyinde değerlendirmeli
Yardım istemeyi zayıflık olarak görmemeli
Sorunları kişiler üzerinden değil süreçler üzerinden konuşmalı
Değerlerin davranış karşılığı yöneticiler tarafından gösterilmediğinde çalışanlar kurumun gerçek önceliklerini farklı biçimde yorumlayabilir.
Yönetici İletişimi Kurum Kültürünü Nasıl Şekillendirir?
Yöneticilerin kullandığı dil kurum içindeki ilişki biçimini doğrudan etkiler.
Görev verirken kullanılan ton, toplantılarda çalışanlara yaklaşım, yazılı mesajların üslubu ve geri bildirim dili ekip kültürünü şekillendirir.
Örneğin:
“Bu işi neden hâlâ bitiremedin?”
ifadesi suçlayıcı bir iletişim oluşturabilir.
Aynı ihtiyaç:
“Çalışmanın mevcut durumunu ve tamamlanmasını etkileyen bir konu olup olmadığını bugün paylaşabilir misin?”
şeklinde ifade edildiğinde hem sorumluluk korunur hem de çalışana açıklama alanı açılır.
Kültürü destekleyen yönetici iletişimi:
Açık ve anlaşılırdır.
Beklentileri netleştirir.
Kişiliğe değil davranışa odaklanır.
Gereksiz sertlikten kaçınır.
Çalışanların görüşüne alan açar.
Yazılı ve sözlü mesajlar arasında tutarlılık kurar.
Belirsizlik durumunda açık bilgi verir.
Sorunları biriktirmeden konuşur.
Profesyonel yazı dili ve üslup kullanır.
Yöneticinin iletişim dili yalnızca o anki iş sonucunu değil, çalışanların birbirleriyle nasıl konuşacağını da etkileyebilir.
Yönetici Tutarlılığı Güven Oluşturur
Çalışanlar yöneticilerinden yalnızca olumlu davranış değil, tutarlılık da bekler.
Bir gün destekleyici, ertesi gün aynı konuda sert ve öngörülemez davranan yönetici ekip içinde belirsizlik yaratabilir.
Tutarlılık şu alanlarda önemlidir:
Görev dağılımı
Performans değerlendirmesi
İzin ve esneklik uygulamaları
Geri bildirim
Hata yönetimi
Takdir ve ödüllendirme
Çalışanlara yaklaşım
Kararların uygulanması
Kuralların yorumlanması
Müşteri sorunlarına verilen tepki
Tutarlı yönetici davranışları çalışanlara güvenli bir çalışma zemini sunar.
Çalışanlar hangi davranışın nasıl karşılanacağını bildiğinde sorumluluk alma ve açık iletişim kurma konusunda daha rahat olabilir.
Yöneticilerin Hata Karşısındaki Tepkisi Kültürü Belirler
Bir kurumun hata kültürü, yöneticilerin sorunlar karşısındaki davranışlarıyla şekillenir.
Hata yapan çalışan herkesin içinde eleştiriliyor, suçlanıyor veya küçük düşürülüyorsa çalışanlar zamanla hatalarını gizlemeyi öğrenebilir.
Bu durumda:
Sorunlar geç paylaşılır.
Riskler büyür.
Aynı hatalar tekrar eder.
Çalışanlar sorumluluğu birbirine aktarır.
Kötü haberler yönetime geç ulaşır.
Öğrenme fırsatları kaybolur.
Sağlıklı yönetici yaklaşımında hata görmezden gelinmez.
Şu sorular ele alınır:
Ne oldu?
Hangi davranış veya süreç etkili oldu?
Çalışanın hangi bilgiye ihtiyacı vardı?
Yetki ve sorumluluklar açık mıydı?
Benzer hatanın tekrarını önlemek için ne yapılmalı?
Çalışandan bundan sonra hangi davranış bekleniyor?
Amaç yalnızca hatayı yapan kişiyi bulmak değil, hatayı oluşturan koşulları da anlamaktır.
Psikolojik Güvenlik Yöneticilerle Başlar
Çalışanların fikirlerini paylaşabilmesi, soru sorabilmesi ve hata yaptığını açıklayabilmesi büyük ölçüde yöneticinin yaklaşımına bağlıdır.
Yönetici farklı görüşleri tehdit olarak görüyor, soru soran çalışanı yetersiz kabul ediyor veya kötü haber getiren kişiye tepki gösteriyorsa ekip içinde sessizlik oluşabilir.
Psikolojik güvenliği destekleyen yöneticiler:
Çalışanları sözünü kesmeden dinler.
Farklı görüşleri kişisel itiraz olarak değerlendirmez.
Kendi hatalarını kabul edebilir.
Anlamadığı konularda soru sorar.
Çalışanların soru sormasını destekler.
Hata paylaşımını cezalandırıcı olmayan biçimde ele alır.
Toplantılarda sessiz kalan çalışanlara da alan açar.
Eleştiri ile katkı arasındaki farkı gözetir.
Çalışanların yardım istemesini normalleştirir.
Psikolojik güvenlik, yönetici otoritesinin ortadan kalkması anlamına gelmez.
Sorumlulukların açık olduğu ancak çalışanların kişiler arası risk alırken korku yaşamadığı bir ekip ortamı oluşturulmasıdır.
Geri Bildirim Kültürü Yöneticilerin Yaklaşımıyla Oluşur
Kurumda geri bildirimin nasıl algılandığı yöneticilerin kullandığı yöntemle doğrudan ilişkilidir.
Geri bildirim yalnızca hata olduğunda, sert ve kişiliği hedef alan biçimde veriliyorsa çalışanlar geri bildirim görüşmelerinden kaçınabilir.
Örneğin:
“Sen zaten dikkatsiz birisin.”
ifadesi kişiliği hedef alır.
Bunun yerine:
“Son iki raporda aynı veri alanının boş kaldığını gördüm. Raporu göndermeden önce kontrol listesini kullanmanı bekliyorum.”
ifadesi davranışı ve beklenen değişikliği açıklar.
Etkili geri bildirim:
Somut davranışa dayanır.
Zamanında verilir.
Kişiliği hedef almaz.
Davranışın sonucunu açıklar.
Beklenen değişikliği netleştirir.
Çalışanın görüşüne alan açar.
Yalnızca olumsuz durumlarda kullanılmaz.
Başarılı davranışları da görünür hâle getirir.
Yöneticiler geri bildirimi gelişim aracı olarak kullandığında ekip içinde öğrenme kültürü güçlenebilir.
Yöneticilerin Takdir Yaklaşımı Kültürü Nasıl Etkiler?
Çalışanların hangi davranışlarının fark edildiği ve takdir edildiği kurum kültürüne güçlü mesajlar verir.
Yalnızca iş sonucunu takdir etmek yeterli olmayabilir.
Sonuca götüren davranışların da görünür hâle getirilmesi gerekir.
Örneğin:
“Harika iş çıkardın.”
ifadesi olumlu ancak genel bir geri bildirimdir.
Bunun yerine:
“Müşteriyle yaşanan sorunda önce ihtiyacı netleştirmen, ardından farklı departmanlarla hızlı bilgi paylaşman çözüm süresini kısalttı.”
ifadesi hangi davranışın kurum için değer oluşturduğunu gösterir.
Takdir edilen davranışların tekrar edilme ihtimali artabilir.
Bu nedenle yöneticiler şu davranışları görünür hâle getirebilir:
İş birliği
Sorumluluk alma
Bilgi paylaşımı
Müşteri sahiplenme
Açık iletişim
Etik davranış
Gelişim isteği
Problem çözme
Ekip arkadaşlarına destek olma
Kurum değerleriyle uyumlu hareket etme
Takdirin adil ve somut olması kültürel güven açısından önemlidir.
Adalet Algısı Yönetici Davranışlarından Etkilenir
Çalışanlar kurum içindeki adaleti büyük ölçüde yöneticilerinin kararları üzerinden değerlendirir.
Görevlerin sürekli aynı kişilere verilmesi, bazı çalışanların hatalarının görmezden gelinmesi veya izin ve esneklik uygulamalarında farklı kurallar kullanılması adalet algısını zayıflatabilir.
Yöneticilerin dikkat etmesi gereken alanlar şunlardır:
Görev dağılımı
Performans değerlendirmesi
Takdir ve ödüllendirme
İzin kullanımı
Esnek çalışma
Eğitim fırsatları
Terfi önerileri
Hata karşısındaki yaklaşım
Toplantılarda söz hakkı
Çalışanlara ayrılan zaman
Adalet, her çalışana her zaman aynı davranılması anlamına gelmez.
Farklı ihtiyaçlar bulunabilir. Ancak kararların açık gerekçelere dayanması ve benzer durumlarda tutarlı ölçütler kullanılması gerekir.
Yöneticiler Departmanlar Arası Kültürü Nasıl Etkiler?
Yöneticiler yalnızca kendi ekiplerinin değil, departmanlar arası ilişkinin de biçimlenmesinde etkilidir.
Kendi ekibini korumak adına diğer departmanları sürekli suçlayan bir yönetici, çalışanlarına da aynı davranışı öğretebilir.
Bu durumda şu ifadeler yaygınlaşabilir:
“Biz görevimizi yaptık.”
“Sorun diğer ekipten kaynaklanıyor.”
“Onlarla çalışmak zaten zor.”
“Bu bizim sorumluluğumuz değil.”
İş birliğini destekleyen yöneticiler ise:
Ortak kurum hedeflerini hatırlatır.
Süreç sorunlarını kişiler üzerinden konuşmaz.
Bilgi paylaşımını teşvik eder.
Diğer departman yöneticileriyle ortak çözüm üretir.
Müşteri deneyimini toplam sonuç olarak değerlendirir.
Kendi ekibinin hatalarını da açık biçimde ele alır.
Departmanlar arasında profesyonel iletişim kullanır.
Departmanlar arası kültür üst ve orta düzey yöneticilerin ilişki biçiminden güçlü biçimde etkilenir.
Yöneticiler Çalışan Bağlılığını Nasıl Etkiler?
Çalışanların kurumla kurduğu bağ çoğu zaman yöneticileriyle yaşadığı deneyim üzerinden güçlenir veya zayıflar.
Çalışanlar yöneticilerinden şu davranışları bekleyebilir:
Açık beklenti
Düzenli iletişim
Adil karar
Gelişim desteği
Somut geri bildirim
Başarıların görülmesi
Güven
Tutarlılık
Dinlenmek
Saygılı yaklaşım
Çalışan yalnızca sorun olduğunda yöneticisiyle iletişim kuruyor, yaptığı katkı görülmüyor veya sürekli değişen beklentilerle karşılaşıyorsa kuruma olan bağlılığı zayıflayabilir.
Yönetici davranışları çalışanların yalnızca mevcut performansını değil, kurumda kalma kararını da etkileyebilir.
Yöneticiler Çalışan Deneyimini Nasıl Şekillendirir?
Çalışan deneyimi işe girişten kurumdan ayrılışa kadar birçok temas noktasından oluşur.
Yöneticiler şu aşamalarda belirleyici rol oynar:
Yeni çalışanın karşılanması
Görev ve sorumlulukların açıklanması
İlk hedeflerin belirlenmesi
Ekip arkadaşlarıyla tanıştırma
Geri bildirim görüşmeleri
Performans değerlendirmeleri
Hata ve kriz anları
Gelişim fırsatları
Terfi ve görev değişiklikleri
İşten ayrılma süreci
Örneğin yeni çalışan kuruma başladığında gerekli bilgiye ulaşamıyor, yöneticisiyle düzenli görüşemiyor veya ekip içinde yalnız bırakılıyorsa kültüre ilişkin ilk deneyimi olumsuz oluşabilir.
Yönetici, kurumun çalışanla temas ettiği en güçlü noktalardan biridir.
Yönetici Davranışları Müşteri Deneyimini Nasıl Etkiler?
Yöneticilerin çalışanlara yaklaşımı müşteriye sunulan hizmete de yansıyabilir.
Çalışanlar hata yapmaktan korkuyorsa müşteri sorunlarında inisiyatif almaktan kaçınabilir.
Departmanlar arası suçlama kültürü varsa müşteri birimler arasında yönlendirilebilir.
Yöneticiler çalışanları yalnızca hızlı sonuç için baskı altında tutuyorsa hizmet kalitesi ve iletişim üslubu zarar görebilir.
Müşteri deneyimini destekleyen yöneticiler:
Ortak hizmet standartları oluşturur.
Çalışanların yetki sınırlarını netleştirir.
Müşteri geri bildirimlerini ekiplerle paylaşır.
Sorunların sahiplenilmesini destekler.
Departmanlar arası koordinasyon kurar.
Çalışanların müşteriye verdiği sözleri takip eder.
Müşteri iletişiminde profesyonel üslubu önemser.
Hız ile kalite arasında denge kurar.
Kurum kültürü içeride nasıl yaşanıyorsa dışarıda müşteriye de benzer davranışlarla yansıyabilir.
Kriz Anlarında Yöneticilerin Rolü Nedir?
Kriz dönemleri yöneticilerin kültür üzerindeki etkisini daha görünür hâle getirir.
Normal zamanlarda açık iletişim ve güven vurgusu yapan yönetici, baskı altında tamamen farklı davranabilir.
Kriz anlarında çalışanlar yöneticilerinin:
Sakin kalıp kalmadığına
Bilgiyi açık biçimde paylaşıp paylaşmadığına
Sorumluluğu üstlenip üstlenmediğine
Çalışanları suçlayıp suçlamadığına
Kararların gerekçesini açıklayıp açıklamadığına
Müşteriye verilen sözleri koruyup korumadığına
Ekiplerin kaygılarını dikkate alıp almadığına
Kurum değerleriyle tutarlı davranıp davranmadığına
dikkat eder.
Kriz anında gösterilen davranışlar çalışanların yöneticiye ve kuruma duyduğu güveni uzun süre etkileyebilir.
Üst Yönetim ve Orta Kademe Yöneticiler Arasında Tutarlılık Neden Önemlidir?
Kurumun üst yönetimi belirli değerler açıklarken orta kademe yöneticiler günlük işleyişte farklı davranışlar gösterebilir.
Bu durumda çalışanların kurum deneyimi resmî mesajlardan çok doğrudan yöneticilerinin yaklaşımına göre şekillenir.
Örneğin üst yönetim açık iletişimi desteklediğini açıklayabilir. Ancak orta kademe yöneticiler çalışanların doğrudan görüş paylaşmasını engelliyorsa kültürel mesaj çalışanlara ulaşmaz.
Tutarlılık için:
Yönetici davranış standartları belirlenmelidir.
Değerlerin yönetim uygulamalarındaki karşılığı açıklanmalıdır.
Yöneticiler düzenli geri bildirim almalıdır.
Çalışan deneyimi yöneticiler bazında takip edilmelidir.
Üst yönetim kendi davranışlarıyla örnek olmalıdır.
Yöneticiler yalnızca iş sonuçlarıyla değerlendirilmemelidir.
Ekip kültürü ve çalışan gelişimi de performansa dâhil edilmelidir.
Kültür yalnızca yukarıdan açıklanamaz; bütün yönetim katmanlarında uygulanmalıdır.
Yönetici Davranışları Nasıl Değerlendirilir?
Yönetici performansı yalnızca satış, üretim, bütçe veya proje sonuçları üzerinden değerlendirilmemelidir.
Yöneticinin ekibi üzerinde oluşturduğu davranışsal etki de incelenmelidir.
Değerlendirilebilecek alanlar şunlardır:
Çalışan bağlılığı
Ekip içi güven
Psikolojik güvenlik
Geri bildirim sıklığı
Çalışan gelişimi
Ekipteki çalışan devir oranı
Departmanlar arası iş birliği
Görev ve yetki netliği
Toplantı kültürü
Yazılı ve sözlü iletişim
Müşteri geri bildirimleri
Kurum değerleriyle davranış uyumu
Çalışan anketleri, birebir görüşmeler, ekip sonuçları, yönetici gözlemleri ve gerçek iletişim örnekleri birlikte değerlendirilebilir.
Amaç yöneticiyi suçlamak değil, hangi davranışların ekip kültürünü güçlendirdiğini veya zayıflattığını görünür hâle getirmektir.
Yöneticiler Kurum Kültürünü Nasıl Güçlendirebilir?
Yöneticilerin kültürü güçlendirebilmesi için günlük davranışlarında tutarlı adımlar atması gerekir.
Uygulanabilecek adımlar şunlardır:
Kurum değerlerinin davranış karşılıklarını öğrenmek
Söylenenlerle yapılanlar arasında tutarlılık kurmak
Çalışanların fikirlerini düzenli olarak dinlemek
Hata karşısında suçlayıcı olmayan yaklaşım kullanmak
Açık ve profesyonel iletişim kurmak
Düzenli ve somut geri bildirim vermek
Başarılı davranışları görünür hâle getirmek
Görev ve sorumlulukları adil dağıtmak
Departmanlar arası iş birliğini desteklemek
Kendi davranışlarına ilişkin geri bildirim almak
Çalışanların gelişimini takip etmek
Kriz dönemlerinde kurum değerleriyle tutarlı davranmak
Kurum kültürü, büyük projelerden önce yöneticilerin her gün tekrar ettiği küçük davranışlarla güçlenir.
Davranış Bilimleri Perspektifinden Yönetici Etkisi
Davranış bilimleri, yöneticilerin kültür üzerindeki etkisini yalnızca söyledikleri mesajlar üzerinden değerlendirmez.
Yönetici tepkilerinin hangi çalışan davranışlarını güçlendirdiğine bakar.
Yönetici kötü haber getiren çalışana sert tepki veriyorsa ekip zamanla sorunları gizlemeyi öğrenebilir.
Yönetici yalnızca yüksek sesle konuşan kişileri dinliyorsa daha sakin çalışanlar fikirlerini paylaşmaktan vazgeçebilir.
Yönetici iş birliğini takdir ediyor ve bilgi paylaşan çalışanları görünür hâle getiriyorsa bu davranış ekip içinde yaygınlaşabilir.
Bu nedenle şu sorular önemlidir:
Yönetici hangi davranışları ödüllendiriyor?
Hangi davranışlara göz yumuyor?
Hata paylaşan çalışana nasıl tepki veriyor?
Çalışanlar yöneticinin yanında hangi konularda sessiz kalıyor?
Toplantılarda kimler konuşuyor?
Takdir edilen davranışlar kurum değerleriyle uyumlu mu?
Yönetici davranışları ekipte güven mi, korku mu oluşturuyor?
Çalışanlar sorumluluk almaya mı, yalnızca talimat beklemeye mi yöneliyor?
Yöneticilerin kültürel etkisini geliştirmek, yalnızca daha iyi iletişim kurmalarını istemek değil; davranışlarının ekipte oluşturduğu sonuçları görünür hâle getirmektir.
Alben Akademi Yaklaşımı
Alben Akademi – Davranış Bilimleri Temelli Kurumsal Gelişim Akademisi, yöneticilerin kurum kültüründeki rolünü yalnızca liderlik tarzı veya iletişim becerisi üzerinden değerlendirmez.
Çalışmalarda:
Yönetici davranışları
Kurumsal değerler
Davranış bütünlüğü
İletişim ve yazı dili
Geri bildirim
Psikolojik güvenlik
Adalet ve güven algısı
Çalışan bağlılığı
Ekip kültürü
Departmanlar arası iş birliği
Müşteri deneyimi
Kriz anındaki yönetici davranışları
birlikte ele alınabilir.
Amaç, yöneticilerin yalnızca iş sonuçlarına değil, ekip içinde oluşturdukları davranışsal ve kültürel etkiye de odaklanmasını sağlamaktır.
Her kurumun yönetim yapısı ve kültürel ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle gelişim çalışmaları yöneticilerin gerçek iletişim, geri bildirim ve karar örnekleri üzerinden tasarlanmalıdır.
Sonuç
Yöneticiler kurum kültürünü günlük iletişimleri, kararları, geri bildirimleri ve çalışanlara yaklaşımıyla doğrudan etkiler.
Çalışanlar kurumun değerlerini çoğu zaman yöneticilerinin davranışlarında görür.
Tutarlı, açık, adil ve güven veren yöneticiler ekip içinde iş birliğini, sorumluluk almayı ve çalışan bağlılığını destekleyebilir.
Öngörülemez, suçlayıcı veya değerlerle uyumsuz yönetici davranışları ise sessizlik, güvensizlik ve kültürel kopukluk oluşturabilir.
Davranış bilimleri temelli yaklaşım, yöneticilerin yalnızca ne söylediğine değil, davranışlarının ekip içinde hangi alışkanlıkları oluşturduğuna odaklanır.
Bu içerik işinize yaradı mı?
Profesyonel çevrenizle paylaşın veya bağlantıyı kopyalayın.
Yayınlayan: Alben Akademi Kurumsal Gelişim Ekibi
İçeriklerimiz; Alben Akademi’nin uzman eğitmenleri, kurumsal gelişim danışmanları ve iş birliği yürüttüğü sektör profesyonellerinin akademik birikimi, uzmanlık bilgisi ve gerçek saha deneyiminden yararlanılarak özenle hazırlanır.
