Çalışan Motivasyonu Neden Düşer? Motivasyon Eğitimi mi, Yönetim ve Çalışma Sistemi mi Değişmelidir?
Çalışan motivasyonunun düşmesi her zaman kişinin isteksizliğinden veya motivasyon eksikliğinden kaynaklanmaz. Belirsiz beklentiler, adalet algısının bozulması, aşırı iş yükü, yetersiz geri bildirim, düşük takdir, gelişim fırsatlarının sınırlı olması, mikro yönetim, düşük psikolojik güvenlik ve çalışanın yaptığı iş üzerinde etkisinin olmadığını düşünmesi motivasyonu azaltabilir. Bu nedenle doğrudan motivasyon eğitimi planlamak yerine önce sorunun bireysel davranıştan mı, yönetici yaklaşımından mı, çalışma koşullarından mı yoksa kurum sisteminden mi kaynaklandığı analiz edilmelidir.

Çalışan Motivasyonu Neden Düşer? Motivasyon Eğitimi mi, Yönetim ve Çalışma Sistemi mi Değişmelidir?
Bir ekipte enerji düştüğünde yöneticilerin kullandığı ilk cümlelerden biri çoğu zaman şudur:
“İnsanların motivasyonu çok düşük.”
Ardından çözüm arayışı başlar.
Bir motivasyon konuşmacısı getirilebilir.
Takım etkinliği planlanabilir.
Çalışanlara motivasyon eğitimi verilebilir.
Kısa süreli olarak gerçekten olumlu bir değişim de görülebilir.
İnsanlar programdan yüksek enerjiyle çıkabilir.
Ancak birkaç hafta sonra aynı çalışma ortamına, aynı yöneticilere, aynı iş yüküne ve aynı problemlere döndüklerinde eski tablo yeniden ortaya çıkabilir.
Çünkü bazı motivasyon problemlerinin kaynağı çalışanların motive olmayı bilmemesi değildir.
Sorun bazen çalışma ortamının motivasyonu sürekli tüketmesidir.
Bu nedenle doğru soru:
“Çalışanlarımızı nasıl motive ederiz?”
değildir.
Önce şu soru sorulmalıdır:
“Çalışanlarımızın bugün sahip olduğu motivasyonu hangi koşullar azaltıyor?”
Çalışan Motivasyonu Nedir?
Motivasyon, kişinin belirli bir davranışı başlatmasını, sürdürmesini veya bir hedef doğrultusunda çaba göstermesini etkileyen unsurların bütünüdür.
İş yaşamında çalışan motivasyonu;
İşe başlama isteğini
Görev üzerinde çaba göstermeyi
Zorluk karşısında devam etmeyi
Sorumluluk almayı
Yeni fikir üretmeyi
Öğrenme isteğini
Ekip çalışmasına katılımı
etkileyebilir.
Ancak motivasyonu yalnızca:
“İşini severek yapmak.”
şeklinde tanımlamak yetersizdir.
Bir çalışan işini sevmesine rağmen yöneticisi nedeniyle motivasyon kaybedebilir.
Başka biri işinin her yönünü sevmese bile güçlü bir amaç, iyi ekip ilişkileri ve adil çalışma koşulları nedeniyle yüksek bağlılık gösterebilir.
Motivasyon tek bir duygu değil, kişinin davranışı ile çalışma ortamı arasındaki ilişkinin sonucudur.
Çalışan Bağlılığı ile Motivasyon Aynı Şey midir?
Tam olarak değil.
Motivasyon belirli bir dönemde kişinin enerji ve çaba düzeyiyle daha yakından ilişkili olabilir.
Çalışan bağlılığı ise daha geniş bir ilişkiyi ifade eder.
Bağlı çalışan:
Kurumun başarısını önemseyebilir
İşine katkı vermek isteyebilir
Kurumun geleceğinde kendisini görebilir
Gerektiğinde sorumluluk alabilir
Kurumla psikolojik bağ hissedebilir
Bir çalışan belirli bir gün düşük motivasyona sahip olabilir ancak kuruma bağlılığı yüksek olabilir.
Tersi de mümkündür.
Kişi günlük görevlerini yüksek performansla yerine getirirken kurumla ilişkisini zihinsel olarak bitirmiş olabilir.
Bu nedenle çalışan bağlılığı yalnızca çalışanların ne kadar neşeli veya enerjik göründüğü üzerinden değerlendirilmemelidir.
Motivasyon Düşüklüğünün İlk Nedeni Gerçekten Çalışan mı?
Her zaman değil.
Çalışanın motivasyonu düştüğünde ilk yorum kolaylıkla kişinin karakterine yöneltilebilir:
“Eskisi kadar istekli değil.”
“Rahatladı.”
“Artık işi sahiplenmiyor.”
Ancak davranış değişmeden önce çalışma ortamında neyin değiştiği de sorulmalıdır.
Örneğin:
Yönetici değişmiş olabilir
İş yükü artmış olabilir
Prim sistemi değişmiş olabilir
Terfi beklentisi karşılanmamış olabilir
Ekip küçülmüş olabilir
Çalışanın yetkisi azaltılmış olabilir
Kurum yeniden yapılanmış olabilir
Sürekli belirsizlik oluşmuş olabilir
Motivasyon değişimi bazen kişiye ilişkin değil, kişinin çalıştığı koşullardaki değişime verilen tepki olabilir.
Çalışanın Motivasyonu Ne Zaman Düştü?
Bu soru basit görünse de güçlüdür.
Çalışan üç yıldır yüksek performans gösteriyorsa ve son altı ayda motivasyon kaybettiyse:
“Bu altı ayda ne değişti?”
sorusu sorulmalıdır.
Örneğin:
Yeni bir yönetici gelmiş olabilir.
Çalışanın sorumluluğu artmış ancak unvanı veya yetkisi değişmemiş olabilir.
Önemli bir proje sonrasında takdir görmediğini düşünmüş olabilir.
Terfi beklentisi oluşmuş ancak kendisine hiçbir açıklama yapılmamış olabilir.
Ekipte yaşanan bir adalet problemi güvenini zayıflatmış olabilir.
Davranıştaki değişimin zaman çizgisi, neden hakkında önemli ipuçları verebilir.
İş Yükü Motivasyonu Nasıl Etkiler?
Yoğun çalışma dönemleri bütün kurumlarda yaşanabilir.
Ancak sürekli kapasite üzerinde çalışmak zamanla motivasyonu etkileyebilir.
Çalışan başlangıçta yüksek çabayla açığı kapatabilir.
Daha fazla çalışabilir.
İşi eve taşıyabilir.
Molalarını azaltabilir.
Ancak bu durum kalıcı hâle geldiğinde şu düşünce gelişebilir:
“Ne kadar çok çalışırsam çalışayım iş hiç bitmiyor.”
Bu noktada kişinin ek çabasının sonuç üzerindeki etkisine ilişkin algısı zayıflar.
Çalışandan sürekli:
“Biraz daha gayret.”
beklemek sınırlı sonuç oluşturabilir.
Bazen motivasyonun yükselmesi için daha fazla enerji değil, daha gerçekçi iş yükü gerekir.
Sürekli Fazla Mesai Bağlılık Göstergesi midir?
Her zaman değil.
Çalışanın zaman zaman ekstra sorumluluk alması güçlü bağlılık gösterebilir.
Ancak bir kurumda insanların sürekli fazla mesai yapması otomatik olarak:
“Ne kadar bağlı bir ekip.”
şeklinde yorumlanmamalıdır.
Bu durum;
Yetersiz personel
Kötü planlama
Gerçekçi olmayan hedefler
Verimsiz süreçler
Yönetici davranışları
Rol belirsizliği
nedeniyle de oluşabilir.
Bağlılık, kişinin kurum için kendisini sürekli tüketmesi anlamına gelmemelidir.
Belirsizlik Motivasyonu Neden Azaltabilir?
İnsanlar kendilerinden ne beklendiğini anlamadığında çabalarını nereye yönlendireceklerini bilemeyebilir.
Çalışan:
Önceliğini bilmiyor
Hangi işin önemli olduğunu anlamıyor
Başarısının nasıl değerlendirileceğini bilmiyor
Rolünün geleceğinden emin değil
ise sürekli zihinsel belirsizlik yaşayabilir.
Bir gün yaptığı iş övülür.
Ertesi gün aynı davranış eleştirilir.
Bir yönetici başka, diğer yönetici farklı beklenti verir.
Bu durumda çalışan zamanla:
“Nasıl olsa ne yapsam doğru olmayacak.”
hissine yaklaşabilir.
Netlik bu nedenle yalnızca performans değil, motivasyon açısından da önemlidir.
Adalet Algısı Motivasyonu Nasıl Etkiler?
Çalışanlar yalnızca aldıkları ücret veya ödülün miktarına bakmaz.
Kendileriyle başkaları arasındaki ilişkiyi de değerlendirir.
Örneğin:
Aynı katkıya farklı takdir
Benzer performansa farklı prim
Açıklanamayan terfiler
Bazı çalışanlara uygulanan farklı kurallar
Yöneticinin belirli kişileri kayırdığı düşüncesi
adalet algısını zayıflatabilir.
Çalışan:
“Ne kadar çaba gösterdiğimden bağımsız olarak sonuç değişmiyor.”
diye düşünmeye başladığında motivasyonu olumsuz etkilenebilir.
Bu nedenle adalet yalnızca ücret politikası değildir.
Kararların tutarlı ve açıklanabilir olmasıyla da ilgilidir.
Herkese Aynı Davranmak Adalet midir?
Her zaman değil.
Çalışanların rolleri, sorumlulukları ve koşulları farklı olabilir.
Dolayısıyla adalet her durumda herkesin aynı şeyi alması anlamına gelmez.
Önemli olan farklılığın gerekçesinin anlaşılabilir olmasıdır.
Örneğin bazı görevler uzaktan çalışmaya uygunken bazıları olmayabilir.
Problem bu farklılığın nedeninin açıklanmaması veya yöneticinin keyfî tercihi gibi görünmesidir.
Çalışanlar her kararın kendi lehine olmasını beklemeyebilir.
Ama kararın nedenini anlamak isterler.
Takdir Eksikliği Motivasyonu Nasıl Etkiler?
İnsanların yaptığı işin fark edildiğini bilmesi önemlidir.
Ancak takdir yalnızca:
“Harikasın.”
demek değildir.
Güçlü takdir belirli bir davranışa dayanabilir.
Örneğin:
“Müşteri problemini başka departmana bırakmadan sonuna kadar takip etmen sürecin hızla kapanmasını sağladı.”
Bu ifade çalışana hangi davranışının değer gördüğünü gösterir.
Böylece takdir sadece iyi hissettirmez.
Aynı zamanda kurumun hangi davranışı tekrar görmek istediğini anlatır.
Her Başarı Ödüllendirilmeli midir?
Her davranış için maddi ödül verilmesi gerekmez.
Takdir;
Yönetici geri bildirimi
Görünürlük
Gelişim fırsatı
Yeni sorumluluk
Teşekkür
Başarı paylaşımı
gibi farklı biçimlerde olabilir.
Maddi ödüller bazı durumlarda önemlidir.
Ancak çalışan motivasyonunu yalnızca para üzerinden açıklamak insan davranışını fazla basitleştirebilir.
Çalışanlar aynı zamanda:
Adalet
Anlam
Gelişim
Güven
Özerklik
Aidiyet
gibi farklı faktörlerden etkilenebilir.
Para Çalışan Motivasyonu İçin Önemli Değil midir?
Elbette önemlidir.
Ücret ve yan haklar çalışan deneyiminin temel parçalarındandır.
Adaletsiz veya piyasa gerçeklerinden kopmuş ücret yapısının yalnızca:
“İnsanlar anlamlı iş arıyor.”
yaklaşımıyla telafi edilmesi gerçekçi değildir.
Ancak ücretin iyi olması da tek başına yüksek bağlılık garantisi değildir.
Çalışan iyi ücret aldığı hâlde;
Yöneticisine güvenmiyor
Sürekli mikro yönetiliyor
Gelişim göremiyor
Saygı görmediğini düşünüyor
olabilir.
Dolayısıyla maddi koşullar önemlidir ancak motivasyonun tek kaynağı değildir.
Mikro Yönetim Motivasyonu Neden Düşürebilir?
Yönetici çalışanına görev verir ancak her adımı kontrol ederse kişinin sorumluluk alanı daralır.
Çalışan zamanla:
“Nasıl olsa en sonunda yöneticim karar verecek.”
diye düşünmeye başlayabilir.
Sonuçta:
İnisiyatif azalır
Sorumluluk alma düşer
Yeni fikirler azalır
Yöneticiye bağımlılık artar
Yönetici ise bunu:
“Ekibim hiçbir şeyi sahiplenmiyor.”
şeklinde yorumlayabilir.
Oysa ekip, tekrar eden yönetici davranışının sonucunda sahiplenmemeyi öğrenmiş olabilir.
Özerklik Neden Önemlidir?
Çalışanın görevi üzerinde belirli ölçüde karar alanına sahip olması motivasyonu destekleyebilir.
Özerklik:
“Herkes istediğini yapsın.”
anlamına gelmez.
Hedef, sınır ve sorumluluk bellidir.
Ancak kişinin sonuca nasıl ulaşacağı konusunda belirli hareket alanı bulunur.
Örneğin yönetici:
“Bu sonucu cuma gününe kadar bekliyorum. Şu iki konuda benim onayımı almalısın; geri kalan yöntemi sen belirleyebilirsin.”
diyebilir.
Bu yaklaşım sorumluluk ile yetkiyi birlikte geliştirir.
Yönetici Çalışan Motivasyonundan Sorumlu mudur?
Yönetici çalışanın bütün motivasyonundan tek başına sorumlu değildir.
İnsanların kişisel koşulları, kariyer beklentileri ve bireysel motivasyon kaynakları farklıdır.
Ancak yönetici çalışma ortamını güçlü biçimde etkiler.
Yönetici;
Beklentiyi netleştirir
Geri bildirim verir
Takdir eder
Yetki verir
İş yükünü yönetir
Çatışmaları ele alır
Çalışanın gelişimine alan açar
veya bunların tersini yapabilir.
Dolayısıyla yöneticinin görevi insanları sürekli motive etmek değil, motivasyonu gereksiz biçimde tüketmeyen bir çalışma ortamı oluşturmaktır.
Yönetici Sürekli Motivasyon Konuşması Yapmalı mı?
Hayır.
Çalışanların her sabah yöneticilerinden ilham konuşması duymaya ihtiyacı yoktur.
Bazen iyi yönetim oldukça sade davranışlardan oluşur:
Ne beklendiğini açık söylemek
Gereksiz işi azaltmak
Verilen sözü tutmak
Başarıyı fark etmek
Problemi dinlemek
Yetki vermek
Adil davranmak
Kararların gerekçesini açıklamak
Bu davranışlar motivasyon konuşmasından daha güçlü etki oluşturabilir.
Geri Bildirim Eksikliği Motivasyonu Nasıl Etkiler?
Çalışan uzun süre yaptığı iş hakkında geri bildirim almadığında neyi iyi veya kötü yaptığını anlamakta zorlanabilir.
Özellikle gelişmek isteyen çalışanlar için bu durum önemli olabilir.
Kişi:
“Burada ilerliyor muyum?”
sorusuna cevap bulamaz.
Düzenli geri bildirim çalışana:
Güçlü olduğu alanları
Gelişim ihtiyacını
Kurumun beklentisini
İlerlemesini
görme fırsatı sağlar.
Geri bildirim yalnızca performans sorunu çıktığında verilen olumsuz mesaj değildir.
Sadece Olumsuz Geri Bildirim Vermek Ne Oluşturur?
Bazı yöneticiler iyi yapılan işi normal kabul eder.
Sadece hata olduğunda konuşur.
Çalışan zamanla yöneticiden gelen her görüşmeyi olumsuz gelişmeyle ilişkilendirebilir.
Bu durumda güçlü davranışların hangileri olduğu yeterince görünür olmaz.
Takdir her davranışa alkış tutmak değildir.
Ama istenen davranışın da fark edildiğini göstermek önemlidir.
Gelişim Fırsatlarının Olmaması Bağlılığı Etkiler mi?
Özellikle uzun süre aynı rolde bulunan çalışanlar gelecekte nasıl gelişebileceklerini görmek isteyebilir.
Gelişim yalnızca terfi değildir.
Çalışana:
Yeni sorumluluk
Eğitim
Mentorluk
Proje
Uzmanlaşma
Rotasyon
Daha karmaşık görevler
sunulabilir.
Kişi yıllarca aynı işi yapıyor ve yeni hiçbir şey öğrenmediğini düşünüyorsa güçlü performans göstermeye devam etse bile kuruma ilişkin geleceğini sorgulayabilir.
Kariyer Yolu Her Çalışan İçin Yönetici Olmak mıdır?
Hayır.
Kariyer sistemlerinin önemli problemlerinden biri ilerlemenin yalnızca yöneticilik üzerinden tanımlanmasıdır.
Bazı çalışanlar insan yönetmek istemeyebilir.
Ama uzmanlığında büyümek ister.
Kurum;
Kıdemli uzmanlık
Proje liderliği
Teknik liderlik
Mentorluk
Uzman danışmanlık
gibi farklı kariyer yolları oluşturabilir.
Bu, güçlü çalışanların yalnızca terfi için kendilerine uygun olmayan yöneticilik rollerine geçmesini de önleyebilir.
Çalışanın Yaptığı İşin Anlamını Görmesi Neden Önemlidir?
İnsanların yaptığı görevin daha büyük sonuçla ilişkisini görebilmesi motivasyonu destekleyebilir.
Örneğin çalışan yalnızca:
“Her gün 50 kayıt giriyorum.”
şeklinde düşünüyorsa işi tekrar eden operasyon olarak görebilir.
Ancak bu kayıtların:
Müşteri problemlerinin çözülmesini
Finansal hataların önlenmesini
Operasyonun devamlılığını
sağladığını görebildiğinde kendi katkısının daha geniş sonucunu anlayabilir.
Buradaki amaç her işi romantikleştirmek değildir.
Ama çalışan yaptığı işin neden önemli olduğunu bilmelidir.
Kurumun Amacı Motivasyon Sağlar mı?
Kurumsal amaç bazı çalışanlar açısından anlamlı bir motivasyon kaynağı olabilir.
Ancak sadece duvara yazılan büyük amaç yeterli değildir.
Çalışan:
“Dünyayı değiştiriyoruz.”
mesajı görürken günlük yaşamında adaletsizlik ve kötü yönetim deneyimliyorsa amaç söylemi inandırıcılığını kaybedebilir.
Amaç ile günlük çalışma deneyiminin birbirini desteklemesi gerekir.
Çalışan Sesinin Duyulmaması Ne Oluşturur?
Çalışan sürekli fikir söylüyor ancak hiçbir karşılık görmüyorsa zamanla konuşmayı bırakabilir.
Burada her önerinin uygulanması gerekmez.
Ama çalışan en azından:
“Önerim değerlendirildi ve neden uygulanmadığını biliyorum.”
diyebilmelidir.
Aksi durumda anketler, öneri sistemleri ve toplantılar göstermelik algılanabilir.
İnsanların katılımı isteniyorsa katılımın bir geri dönüş döngüsü olması gerekir.
Çalışan Anketleri Motivasyonu Artırır mı?
Anketin kendisi artırmaz.
Anket yalnızca bilgi toplar.
Eğer çalışan her yıl aynı problemleri yazıyor ve kurum hiçbir aksiyon almıyorsa anket tam tersine hayal kırıklığı oluşturabilir.
Çalışan:
“Soruyorsunuz ama değiştirmiyorsunuz.”
diye düşünür.
Bu nedenle çalışan bağlılığı anketinden sonra:
Bulgular paylaşılmalı
Öncelikler seçilmeli
Aksiyonlar belirlenmeli
Sorumlular atanmalı
Sonuç yeniden takip edilmelidir.
Ölçmek, müdahale etmek değildir.
Psikolojik Güvenlik Çalışan Bağlılığını Nasıl Etkiler?
Çalışan kurum içinde:
Fikir söyleyemiyor
Bilmediğini kabul edemiyor
Yardım isteyemiyor
Hatasını paylaşamıyor
Yöneticisine itiraz edemiyorsa
sürekli kendisini koruyan davranışlar geliştirebilir.
Bu ortam kişinin yalnızca performansını değil, kuruma olan psikolojik bağını da etkileyebilir.
İnsanların her konuda rahat olması gerekmez.
Ancak profesyonel bir farklılık ifade etmenin kişisel risk oluşturmadığını bilmesi önemlidir.
Hata Kültürü Motivasyonu Nasıl Etkiler?
Çalışan yaptığı her hatada ağır biçimde suçlanıyorsa zamanla yeni şeyler denemekten kaçınabilir.
En güvenli davranış:
“Benden ne istendiyse sadece onu yapayım.”
hâline gelebilir.
Bu durum özellikle:
Yenilik
Sorumluluk
İnisiyatif
Problem çözme
beklenen işlerde önemli sonuçlar doğurabilir.
Hataların tamamı kabul edilmek zorunda değildir.
İhmal ile öğrenme sürecindeki hata birbirinden ayrılmalıdır.
Ama her hatanın kişisel başarısızlık olarak görülmesi öğrenme davranışını zayıflatabilir.
Değerlerle Gerçek Davranışın Çelişmesi Bağlılığı Etkiler mi?
Evet.
Kurum:
“İnsan odaklıyız.”
diyebilir.
Ancak çalışanların sürekli kapasitesinin üzerinde çalışması bekleniyorsa söylem ve deneyim ayrışır.
Kurum:
“Açık iletişim bizim değerimiz.”
diyebilir.
Ama problem söyleyen çalışan cezalandırılıyorsa gerçek mesaj farklıdır.
Çalışanlar zaman içinde şirketin yazdığı değerlerden çok tekrar eden davranışlara inanır.
Bu tutarsızlık güveni ve bağlılığı zayıflatabilir.
Çalışan Kuruma mı, Ekibine mi Bağlıdır?
Bazen çalışan kurum markasından çok doğrudan ekibine ve yöneticisine bağlılık hissedebilir.
Güçlü ekip ilişkileri, güven ve karşılıklı destek önemli motivasyon kaynakları olabilir.
Ancak bu yapı fazla kişiye bağlı olduğunda yönetici değişimi ciddi kopuş yaratabilir.
Kurumun amacı çalışan bağlılığını tek bir kişiye bağımlı bırakmamak olmalıdır.
Çalışanın:
Ekibine
Yöneticisine
İşine
Kurumun sistemine
güven duyabildiği daha bütünlüklü yapı hedeflenmelidir.
Takım İçi İlişkiler Motivasyonu Nasıl Etkiler?
İnsanlar günlerinin önemli bölümünü birlikte çalıştıkları kişilerle geçirir.
Ekipte:
Güven
Yardımlaşma
Açık iletişim
Adalet
Ortak sorumluluk
varsa zorlu dönemler daha yönetilebilir olabilir.
Ancak ekip içinde:
Gruplaşma
Dedikodu
Bilgi saklama
Kişisel çatışma
Sürekli suçlama
bulunuyorsa çalışanın görevin kendisini sevmesi bile motivasyonu korumaya yetmeyebilir.
Bu nedenle motivasyon bazen bireysel değil ekip dinamiği problemidir.
Çalışan Motivasyonu ile Kurum Kültürü Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
Kurum kültürü çalışanların hangi davranışların güvenli ve değerli olduğunu öğrenmesini sağlar.
Örneğin çalışan:
İyi fikir söylediğinde destek görüyorsa
Yardım istediğinde küçümsenmiyorsa
Başarı görünür hâle geliyorsa
Yöneticiler verilen sözü tutuyorsa
belirli bir çalışma deneyimi oluşur.
Tersi davranışlar da başka bir kültür yaratır.
Dolayısıyla çalışan motivasyonu yalnızca bireysel psikolojiden değil, kurumun günlük davranı ş sisteminden etkilenir.
Performans Baskısı Motivasyonu Artırır mı?
Belirli seviyede hedef ve zorluk çalışanları harekete geçirebilir.
Ancak hedeflerin sürekli gerçekçilikten uzaklaşması farklı sonuç oluşturabilir.
Çalışan hiçbir zaman ulaşamayacağını düşündüğü hedef karşısında:
“Ne kadar uğraşsam da olmayacak.”
diye düşünmeye başlayabilir.
Bu durumda hedef motivasyon kaynağı olmaktan çıkar.
Performans hedefleri:
Açık
Gerçekçi
Zorlayıcı
Etki alanıyla ilişkili
olmalıdır.
Kişinin kontrolü dışında bulunan sonuçlardan sürekli sorumlu tutulması motivasyonu zayıflatabilir.
Başarı Hedefi Sürekli Yükseltilirse Ne Olur?
Çalışan hedefi aşar.
Sonraki yıl hedef artırılır.
Tekrar aşar.
Yine artırılır.
Bu normal performans yönetiminin parçası olabilir.
Ancak çalışan her başarısının karşılığını sadece daha yüksek hedef olarak görmeye başlarsa başarı hissi azalabilir.
İnsanların gelişmesi beklenebilir.
Ancak gelişimin fark edildiğinin ve takdir edildiğinin de görünür olması önemlidir.
Motivasyon Eğitimi Ne Zaman Faydalı Olabilir?
Motivasyon ve kişisel farkındalık çalışmaları şu durumlarda anlamlı olabilir:
Çalışanların kendi motivasyon kaynaklarını tanıması
Hedef belirleme
Sorumluluk alma
Değişime uyum
Zorluklar karşısında düşünme biçimleri
Kişisel farkındalık
İçsel motivasyon
Tutum ve davranış farkındalığı
gibi alanlarda gelişim isteniyorsa.
Ancak programın rolü doğru tanımlanmalıdır.
Motivasyon eğitimi çalışanın bireysel farkındalığını geliştirebilir.
Adaletsiz sistemi, aşırı iş yükünü veya kötü yöneticiliği tek başına düzeltemez.
Motivasyon Konuşması ile Gelişim Programı Arasındaki Fark Nedir?
Motivasyon konuşmasının amacı çoğu zaman:
Enerji
İlham
Duygusal etki
Ortak heyecan
oluşturmaktır.
Bu tür çalışmalar doğru amaçla kullanıldığında değerli olabilir.
Örneğin:
Şirket toplantısı
Yeni dönem başlangıcı
Büyük proje sonrası
Ortak etkinlik
içinde anlamlı yer bulabilir.
Ancak yapısal davranış değişimi hedefleniyorsa programın:
Uygulama
Farkındalık
Yeni davranış
Takip
içermesi gerekir.
İlham ile gelişim aynı şey değildir.
Şirket Etkinlikleri Bağlılığı Artırır mı?
Sosyal etkinlikler insanların birbirini tanımasını ve ortak deneyim oluşturmasını destekleyebilir.
Bu değerlidir.
Ancak çalışan:
Yöneticisine güvenmiyor
Haksızlığa uğradığını düşünüyor
Sürekli fazla mesai yapıyor
Gelişim göremiyorsa
tek bir şirket partisinin bu problemleri çözmesi beklenmemelidir.
Etkinlikler ilişkiyi destekleyebilir, fakat sistem probleminin alternatifi değildir.
Çalışana Hediye Vermek Motivasyon Sağlar mı?
Hediyeler ve küçük jestler olumlu deneyim yaratabilir.
Ama bağlam önemlidir.
Çalışan haftalardır aşırı iş yükünden şikâyet ediyor ve kurum problemi çözmek yerine küçük bir hediye gönderiyorsa jest beklenen etkiyi oluşturmayabilir.
Çalışan:
“Sorunumu çözmek yerine bana hediye gönderiyorlar.”
diye düşünebilir.
Takdir ve hediyenin değeri vardır.
Ancak gerçek problemin üzerini örtmek için kullanılmamalıdır.
Çalışan Bağlılığı Düşmeye Başladığında Hangi Sinyaller Görülebilir?
Tek bir davranış kesin bağlılık kaybı anlamına gelmez.
Ancak birlikte değerlendirilebilecek bazı sinyaller şunlardır:
Toplantılarda katılımın azalması
Yeni fikirlerin düşmesi
Sorumluluk almaktan kaçınma
Sürekli sadece verilen görevi yapma
Geri bildirimden uzaklaşma
Gelişim programlarına ilginin azalması
İşten ayrılma konuşmalarının artması
İç iletişimde kopukluk
Ekipler arası yardımın azalması
Çalışan devrinin yükselmesi
Bu sinyaller gözlemlendiğinde doğrudan:
“İnsanlarımız motive değil.”
demek yerine nedenler araştırılmalıdır.
Sessiz Çalışan Bağlı Değil midir?
Böyle bir sonuç çıkarılamaz.
İnsanların bağlılıklarını gösterme biçimleri farklıdır.
Bazı çalışanlar:
Sosyal etkinliklerde çok aktiftir
Toplantılarda sık konuşur
Kurumsal paylaşımlarda görünürdür.
Başka çalışan daha sessiz olabilir ancak:
İşine yüksek sorumluluk gösterir
Kurumu koruyan kararlar alır
Müşteriye güçlü hizmet verir
Ekip arkadaşlarına destek olur.
Bağlılık görünürlükle karıştırılmamalıdır.
Bağlı Çalışan Her Şeye “Evet” Der mi?
Hayır.
Hatta güçlü bağlılık bazı durumlarda çalışanın problem gördüğünde açıkça söylemesine neden olabilir.
Çalışan:
“Bu süreç yanlış çalışıyor.”
diyebilir çünkü kurumun daha iyi olmasını istiyordur.
Sürekli sessiz kalmak veya her kararı desteklemek bağlılık göstergesi değildir.
Kurumun eleştiri ile ilgisizliği birbirinden ayırabilmesi gerekir.
Çalışanların Fikir Söylememesi Ne Anlama Gelebilir?
Bir toplantıda hiç itiraz olmaması iki farklı tablo gösterebilir.
Birincisi gerçekten herkes aynı fikirdedir.
İkincisi ise insanlar fikir söylemenin bir şey değiştirmediğini öğrenmiştir.
Çalışan geçmişte:
Dinlenmemiş
Küçümsenmiş
Fikri nedeniyle olumsuz tepki görmüş
ise zamanla sessizleşebilir.
Bu durumda yönetim:
“Kimse fikir üretmiyor.”
diye düşünebilir.
Oysa kurum insanların fikir üretmesini değil, fikir paylaşmasını kaybetmiş olabilir.
Çalışanın Güçlü Olduğu Alanları Kullanabilmesi Motivasyonu Etkiler mi?
Çalışanın yeteneklerini kullanabildiği işlerde daha fazla anlam ve yeterlilik hissi oluşabilir.
Örneğin güçlü analiz yeteneği olan kişi yalnızca tekrarlı operasyonel işlerle çalışıyorsa kapasitesinin kullanılmadığını hissedebilir.
İletişimi güçlü çalışan hiç müşteri veya ekip etkileşimi olmayan rolde olabilir.
Her rol tamamen kişinin güçlü yanlarına göre yeniden tasarlanamaz.
Ancak yöneticiler çalışanların hangi alanlarda doğal katkı verdiğini gördükçe görev dağılımında daha bilinçli kararlar alabilir.
Çalışanları Sürekli Motive Etmeye Çalışmak Neden Yanlış Olabilir?
Çünkü bu yaklaşım çalışanı pasif bir konuma yerleştirebilir:
“Motivasyonunu şirket sağlayacak.”
Oysa yetişkin çalışan da kendi motivasyonu ve davranışı konusunda sorumluluk taşır.
Kurumun görevi:
Adil sistem
Açık beklenti
Sağlıklı yönetim
Gelişim alanı
Güvenli çalışma ortamı
oluşturmaktır.
Çalışanın görevi ise bu ortam içinde:
Sorumluluk almak
Öğrenmek
Geri bildirim kullanmak
Kendi hedeflerini yönetmek
Problemi ifade etmek
gibi davranışları üstlenmektir.
Sağlıklı motivasyon ilişkisi iki taraflı sorumluluk gerektirir.
Çalışan Bağlılığını Artırmak İçin Önce Ne Analiz Edilmelidir?
Kurum kendisine şu alanlarda bakabilir:
Yönetici
Çalışan günlük olarak nasıl yönetiliyor?
İş
Görev anlamlı, açık ve gerçekçi mi?
İş yükü
Kapasite ile beklenti uyumlu mu?
Gelişim
Çalışan geleceğini görebiliyor mu?
Takdir
Katkı fark ediliyor mu?
Adalet
Kararlar tutarlı ve açıklanabilir mi?
Yetki
Çalışanın hareket alanı var mı?
Güven
Problem ve fikir paylaşmak güvenli mi?
Ekip
Çalışma ilişkileri sağlıklı mı?
Kurum
Söylenen değerlerle gerçek davranış örtüşüyor mu?
Bu alanlar motivasyon probleminin kaynağını daha görünür hâle getirebilir.
Çalışan Bağlılığının Başarısı Nasıl Ölçülür?
Tek bir anket skoru bütün resmi göstermez.
Kurum farklı verileri birlikte değerlendirebilir:
Çalışan bağlılığı anketleri
Devir oranı
İstenmeyen çalışan kayıpları
Devamsızlık
İç terfi oranı
Gelişim programlarına katılım
Çalışan geri bildirimleri
Yönetici değerlendirmeleri
Ekip bazlı farklılıklar
İşten çıkış görüşmeleri
Amaç mümkün olduğunca çok veri toplamak değildir.
Nerede ve neden bağlılık farkı oluştuğunu anlayabilmektir.
Çalışan Bağlılığı Şirket Genelinde mi, Ekip Bazında mı Ölçülmelidir?
İkisi birlikte değerlendirilebilir.
Şirket genelinde güçlü sonuç çıkarken belirli bir departmanda ciddi problem bulunabilir.
Örneğin genel bağlılık sonucu yüksek olabilir.
Ancak tek bir yöneticinin ekibinde:
Devir
Memnuniyetsizlik
Psikolojik güvenlik
Fazla mesai
sorunları yoğunlaşabilir.
Ortalama sonuç bu problemi gizleyebilir.
Bu nedenle genel skor kadar ekipler arasındaki farklar da önemlidir.
İşten Çıkış Görüşmeleri Ne Kadar Değerlidir?
Çalışan ayrılmaya karar verdiğinde daha açık konuşabilir.
Ancak o noktada artık müdahale için geç olabilir.
Bu nedenle yalnızca işten çıkış görüşmelerine değil, çalışan hâlâ kurumdayken yapılan:
Birebir görüşmeler
Geri bildirim toplantıları
Kalma görüşmeleri
gibi yöntemlere de önem verilebilir.
Temel soru:
“Neden gidiyorsun?”
demeden önce,
“Burada kalmaya devam etmeni sağlayan ve zorlaştıran şeyler neler?”
diye sorabilmektir.
Motivasyon Problemi Ne Zaman Eğitim Problemidir?
Şu durumda eğitim daha anlamlı olabilir:
Çalışma koşulları genel olarak sağlıklıdır ancak çalışanların;
Kendi motivasyon kaynaklarını tanıma
Hedef yönetimi
Sorumluluk
Değişime uyum
Tutum
Öz farkındalık
Stres karşısında davranış
alanlarında gelişim ihtiyacı bulunmaktadır.
Burada eğitim kişinin davranış repertuvarını genişletebilir.
Ancak sistem çalışana sürekli ters mesaj veriyorsa eğitim tek başına sürdürülebilir olmayacaktır.
Motivasyon Problemi Ne Zaman Yönetici Problemidir?
Şu işaretler görülebilir:
Aynı şirkette belirli yöneticilerin ekiplerinde bağlılık sürekli daha düşük
Çalışanlar özellikle yönetici değişiminden sonra performans kaybediyor
Mikro yönetim yoğun
Geri bildirim yok
Takdir yok
Yetki yok
Yöneticiler sürekli öncelik değiştiriyor
Çalışanlar problem söylemekten çekiniyor
Bu durumda bütün çalışanları motivasyon eğitimine göndermek yerine yönetici gelişimine bakmak daha anlamlı olabilir.
Motivasyon Problemi Ne Zaman Sistem Problemidir?
Eğer kurum genelinde:
İş yükü kapasitenin üzerinde
Ücret veya terfi sisteminde ciddi adalet algısı problemi
Roller belirsiz
Süreçler yavaş
Kararlar şeffaf değil
Gelişim yolları kapalı
Kurumsal değerlerle uygulama arasında ciddi fark
bulunuyorsa motivasyon problemi bireysel olmaktan çıkabilir.
Burada çalışanların düşünce biçimini değiştirmek yerine çalışma koşullarının kendisi değerlendirilmelidir.
Kurumlar Kendilerine Hangi Soruları Sormalıdır?
Çalışan motivasyonu düştüğünde şu sorular sorulabilir:
Motivasyon düşüşü ne zaman başladı?
Aynı sorun tek kişide mi, bütün ekipte mi görülüyor?
İş yükü gerçekçi mi?
Çalışan neyin kendisinden beklendiğini biliyor mu?
Yetkisi ile sorumluluğu dengeli mi?
Yönetici düzenli geri bildirim ve takdir veriyor mu?
Çalışan gelişim ve kariyer fırsatı görebiliyor mu?
Kararlar adil ve açıklanabilir mi?
Fikir, hata ve problem paylaşmak güvenli mi?
Gerçek sorun eğitimle çözülebilecek bir davranış ihtiyacı mı?
Bu sorular çözümün yönünü ciddi biçimde değiştirebilir.
En Sık Yapılan Hata: Motivasyonu Çalışanın Karakteri Sanmak
Motivasyonu düşük görülen çalışan kolaylıkla:
“İsteksiz.”
“Negatif.”
“Artık burada olmak istemiyor.”
şeklinde etiketlenebilir.
Bazen bu yorum doğru olabilir.
Ancak önce davranışın bağlamı değerlendirilmelidir.
Yıllarca güçlü performans gösteren kişinin bir anda:
“Karakter değiştirdiğini”
varsaymak yerine son dönemdeki çalışma deneyimine bakmak daha anlamlı olabilir.
Kişiyi etiketlemek problemi açıklamaktan daha kolaydır.
Ama çözüm üretmez.
Diğer Hata: Motivasyon Sorununu Etkinlikle Örtmek
Çalışanların iyi vakit geçirdiği etkinliklerin değeri vardır.
Ancak yüksek iş yükü, düşük adalet, kötü yöneticilik veya gelişim eksikliği varsa bu problemler etkinlik sonrasında devam eder.
Motivasyon programlarının amacı gerçek problemi görünmez hâle getirmek olmamalıdır.
Kurum çalışanları eğlendirebilir.
İlham verebilir.
Takdir edebilir.
Ama gerektiğinde:
“Bizim çalışma sistemimizde neyi değiştirmemiz gerekiyor?”
sorusunu da sormalıdır.
Davranış Bilimleri Perspektifinden Çalışan Motivasyonu
İnsan davranışı yalnızca kişisel iradeden oluşmaz.
İnsanlar içinde bulundukları ortamın tekrar eden sonuçlarından öğrenir.
Çalışan inisiyatif aldığında sürekli eleştiriliyorsa zamanla inisiyatif almayı azaltabilir.
Fikir söylediğinde karşılık görmüyorsa susabilir.
İyi performans gösterdiğinde yalnızca daha fazla iş alıyorsa performans artışının kendi açısından anlamını sorgulayabilir.
Hata söylediğinde cezalandırılıyorsa problemi saklamayı öğrenebilir.
Bu nedenle davranış bilimleri perspektifinden motivasyon sorusu:
“Çalışan neden motive değil?”
şeklinde tek taraflı sorulmamalıdır.
Daha güçlü soru:
“Bu çalışma ortamı hangi davranışları güçlendiriyor, hangilerinin zamanla azalmasına neden oluyor?”
olmalıdır.
Motivasyon yalnızca insanın içinde bulunan bir kaynak değildir.
İnsan ile çevresi arasındaki ilişkinin içinde sürekli yeniden şekillenir.
Alben Akademi Yaklaşımı
Alben Akademi – Davranış Bilimleri Temelli Kurumsal Gelişim Akademisi, çalışan motivasyonu ve bağlılığını yalnızca çalışanlara moral veya motivasyon sağlayan tek seferlik çalışmalar üzerinden ele almaz.
Kurumun gerçek ihtiyacına göre süreç;
Çalışan bağlılığı
Motivasyon
Liderlik
Yönetim becerileri
İletişim
Geri bildirim
Psikolojik güvenlik
Takım çalışması
Delegasyon
Stres yönetimi
Kurum kültürü
Performans ve verimlilik
Çalışan gelişimi
gibi farklı alanlarla birlikte değerlendirilebilir.
İlk amaç doğrudan:
“Çalışanları motive edelim.”
demek değildir.
Öncelikle motivasyon kaybının kaynağı ayrıştırılmalıdır.
Sorun bireysel farkındalık ve davranış alanındaysa gelişim programları kullanılabilir.
Yönetici davranışı bağlılığı zayıflatıyorsa liderlik ve yönetim gelişimi sürece alınabilir.
Ekip içi güven problemi bulunuyorsa psikolojik güvenlik ve iletişim çalışılabilir.
İş yükü, yetki, rol veya süreç problemi varsa yalnızca çalışan davranışına müdahale etmekle yetinilmemelidir.
Kurum kültürü ile günlük deneyim arasında fark varsa bu farkın hangi sistemlerden üretildiği değerlendirilmelidir.
Temel soru:
“Çalışanlarımızı nasıl daha fazla motive ederiz?”
değil,
“Çalışanlarımızın iyi iş çıkarma isteğini bugün hangi davranış veya çalışma sistemi gereksiz biçimde azaltıyor?”
olmalıdır.
Sonuç
Çalışan motivasyonunun düşmesi her zaman çalışanın isteksizliğinden kaynaklanmaz.
Motivasyon;
Yönetici davranışı
İş yükü
Yetki
Takdir
Geri bildirim
Adalet
Gelişim
Ekip ilişkileri
Psikolojik güvenlik
Kurum kültürü
gibi birçok unsurdan etkilenebilir.
Bu nedenle motivasyon problemi görüldüğünde doğrudan eğitim, etkinlik veya ödül planlamak yerine önce nedenin doğru teşhis edilmesi gerekir.
Bireysel gelişim ihtiyacı varsa eğitim değerlidir.
Yönetici davranışı problemse yönetici gelişmelidir.
Sistem çalışanı yoruyorsa sistem değerlendirilmelidir.
Adalet algısı bozulmuşsa nedenleri ele alınmalıdır.
Gelişim yolu görünmüyorsa kariyer ve yetenek sistemi düşünülmelidir.
Çünkü çalışan bağlılığını sürdürülebilir biçimde güçlendirmek, insanların belirli aralıklarla yeniden motive edilmesini gerektiren bir ortam yaratmak değildir.
İnsanların sahip olduğu çalışma isteğini, sorumluluğu ve katkı duygusunu her gün gereksiz biçimde tüketmeyen bir kurum yaratmaktır.
Bu nedenle yöneticilerin ve İK ekiplerinin soracağı en güçlü soru:
“Çalışanlarımız neden motive değil?”
değil,
“Bizim çalışma biçimimiz çalışanların motive kalmasını nerede zorlaştırıyor?”
olmalıdır.
Bu içerik işinize yaradı mı?
Profesyonel çevrenizle paylaşın veya bağlantıyı kopyalayın.
Yayınlayan: Alben Akademi Kurumsal Gelişim Ekibi
İçeriklerimiz; Alben Akademi’nin uzman eğitmenleri, kurumsal gelişim danışmanları ve iş birliği yürüttüğü sektör profesyonellerinin akademik birikimi, uzmanlık bilgisi ve gerçek saha deneyiminden yararlanılarak özenle hazırlanır.
