Kriz Yönetimi Eğitimi mi, Kriz Danışmanlığı mı? Şirketler Hangisini Ne Zaman Tercih Etmelidir?
Kriz yönetimi eğitimi; yöneticilerin ve çalışanların baskı altında karar alma, doğru iletişim kurma, görev paylaşma ve kriz senaryolarına hazırlık becerilerini geliştirmek için uygundur. Kriz danışmanlığı ise kurumun kriz planı, yetki zinciri, iletişim protokolü, risk alanları ve müdahale sisteminin yapılandırılması gerektiğinde tercih edilmelidir. Sorun insanların kriz anında nasıl davranacağını bilmemesiyse eğitim; kurumun kriz sistemi belirsizse danışmanlık; iki alan birlikte zayıfsa eğitim, danışmanlık ve simülasyonun bütünleşik yürütülmesi daha doğru sonuç verir.

Kriz Yönetimi Eğitimi mi, Kriz Danışmanlığı mı? Şirketler Hangisini Ne Zaman Tercih Etmelidir?
Bir kurum kriz yönetimini geliştirmek istediğinde ilk çözüm çoğu zaman çalışanlara kriz yönetimi eğitimi vermek olarak düşünülür.
Ancak kriz anında yaşanan her problem çalışanların bilgi veya beceri eksikliğinden kaynaklanmaz.
Yönetici ne yapması gerektiğini biliyor olabilir ancak kurumda kimin hangi kararı vereceği belli değilse süreç yine aksayabilir.
Çalışan doğru iletişim yöntemlerini biliyor olabilir ancak kriz sırasında bilgi hangi kanaldan aktarılacak, kim açıklama yapacak veya hangi konu hangi yöneticiye taşınacak tanımlanmamışsa belirsizlik devam eder.
Bu nedenle doğru soru:
“Kriz yönetimi eğitimi mi almalıyız, danışmanlık mı?”
değildir.
Asıl soru şudur:
“Kriz anında bizi zorlayacak temel problem insan davranışında mı, kurumun sisteminde mi, yoksa ikisinde birden mi?”
Kriz Yönetimi Eğitimi Nedir?
Kriz yönetimi eğitimi; çalışanların ve yöneticilerin beklenmedik, baskılı veya belirsiz durumlarda daha kontrollü karar verebilmesini ve iletişim kurabilmesini geliştirmeyi amaçlayan kurumsal gelişim çalışmasıdır.
Programın kapsamı kurumun ihtiyacına göre;
Kriz farkındalığı
Baskı altında karar alma
Önceliklendirme
Kriz iletişimi
Görev ve sorumluluk paylaşımı
Stres altında davranış
Problem çözme
Çatışma yönetimi
Hızlı bilgi değerlendirme
Yönetici iletişimi
Ekip koordinasyonu
Müşteri iletişimi
Kriz senaryoları
Simülasyon ve vaka çalışmaları
gibi alanlardan oluşabilir.
Amaç yalnızca kriz kavramını öğretmek değildir.
Katılımcının kriz başladığında hangi davranışı göstereceğini önceden çalışmasını sağlamaktır.
Alben Akademi’nin güncel Kriz Yönetimi Eğitimi de karar alma, iletişim yönetimi ve hızlı müdahale ekseninde konumlandırılıyor.
Kriz Danışmanlığı Nedir?
Kriz danışmanlığı ise daha çok kurumun kriz karşısındaki yapısal hazırlığını ele alır.
Burada yalnızca çalışanların davranışı değil;
Risk alanları
Yetki zinciri
Kriz ekibi
Karar mekanizması
Bilgi akışı
İletişim protokolleri
İç ve dış paydaşlar
Operasyonel devamlılık
Kriz senaryoları
Sorumluluk dağılımı
Yönetici rolleri
Kriz sonrası değerlendirme
gibi kurumsal sistemler incelenebilir.
Kısacası eğitim daha çok:
“İnsanlar kriz sırasında nasıl davranacak?”
sorusuna,
danışmanlık ise:
“Kurum kriz sırasında nasıl işleyecek?”
sorusuna cevap verir.
Hangi Durumlarda Kriz Yönetimi Eğitimi Tercih Edilmelidir?
Kurumun kriz sistemi genel olarak tanımlı olduğu hâlde çalışanların ve yöneticilerin bu sistem içinde daha güçlü davranması gerekiyorsa eğitim doğru başlangıç olabilir.
Örneğin:
Baskı altında kararlar gecikiyorsa
Çalışanlar panik davranışı gösteriyorsa
Yönetici kriz sırasında iletişimi sertleştiriyorsa
Öncelikler karıştırılıyorsa
Ekip içindeki bilgi paylaşımı bozuluyorsa
Çalışanlar müşteriye ne söyleyeceğini bilemiyorsa
Küçük problemler gereksiz biçimde büyüyorsa
Kriz sırasında çatışmalar artıyorsa
İnsanlar sorumluluk almaktan kaçınıyorsa
Yöneticiler kriz senaryolarını daha önce hiç uygulamadıysa
eğitim önemli bir hazırlık sağlayabilir.
Buradaki problem çoğunlukla:
“Ne yapacağımızı biliyoruz ama baskı altında bunu doğru uygulayamıyoruz.”
veya
“Kriz davranışını henüz hiç çalışmadık.”
şeklindedir.
Hangi Durumlarda Kriz Danışmanlığı Gereklidir?
Bazı kurumlarda çalışanlara ne kadar eğitim verilirse verilsin temel yapı belirsiz olduğu için kriz doğru yönetilemez.
Örneğin:
Kriz ekibinin kimlerden oluşacağı belli değilse
Son kararı kimin vereceği tanımlanmamışsa
Her yönetici farklı talimat veriyorsa
Kriz iletişiminin kim tarafından yapılacağı bilinmiyorsa
Departmanların sorumlulukları çakışıyorsa
Kritik bilgilerin hangi kanaldan aktarılacağı belli değilse
Alternatif işleyiş planı bulunmuyorsa
Kriz senaryoları hiç oluşturulmamışsa
Müşteri, çalışan ve dış paydaş iletişimi ayrı ayrı planlanmamışsa
Kriz sonrası değerlendirme sistemi bulunmuyorsa
sorun yalnızca eğitim değildir.
Kurumun kriz yönetim sisteminin yapılandırılması gerekir.
Çalışan Hazır Ama Sistem Hazır Değilse Ne Olur?
Bir çalışan baskı altında sakin kalmayı ve doğru iletişim kurmayı öğrenmiş olabilir.
Ancak kriz sırasında:
“Bu kararı ben verebilir miyim?”
sorusunun cevabını bilmiyorsa hareket edemez.
Bir yönetici doğru müdahaleyi düşünebilir ancak:
“Bunu kimin onaylaması gerekiyor?”
belirsizse zaman kaybedilir.
Başka bir çalışan müşteriye bilgi vermek isteyebilir ancak kurumun resmi açıklamasının ne olduğu bilinmiyorsa yanlış bilgi verme riski oluşur.
Bu durumda insanı yeniden eğitmek sistemi düzeltmez.
Çünkü sorun bilgi eksikliğinden değil, kurumsal belirsizlikten kaynaklanır.
Sistem Hazır Ama İnsan Davranışı Hazır Değilse Ne Olur?
Tersi de mümkündür.
Kurumun ayrıntılı kriz prosedürü olabilir.
Kimlerin karar vereceği, kimin iletişim kuracağı ve hangi adımların uygulanacağı açık biçimde tanımlanmış olabilir.
Ancak kriz başladığında çalışanlar:
Panikliyorsa
Birbirini suçluyorsa
Bilgiyi doğrulamadan yayıyorsa
Öncelikleri karıştırıyorsa
Müşteriyle tartışıyorsa
Yönetici aşırı kontrolcü davranıyorsa
Karar almaktan kaçınıyorsa
kağıt üzerindeki güçlü sistem sahada çalışmayabilir.
Bu durumda ihtiyaç davranışsal hazırlıktır.
Kriz Planı Olması Kurumun Hazır Olduğunu Gösterir mi?
Her zaman değil.
Bir kriz planının hazırlanmış olması önemli bir başlangıçtır.
Ancak planın gerçek bir durumda uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca sınanmalıdır.
Örneğin planda:
“Kriz ekibi hızla toplanır.”
yazabilir.
Ancak şu sorular hâlâ cevapsız olabilir:
Kim kimi arayacak?
Mesai dışında nasıl ulaşılacak?
Bir kişi ulaşılamıyorsa yerine kim geçecek?
İlk toplantı kaç dakika içinde yapılacak?
Hangi bilgiler karar vermek için gerekli?
Çalışanlara kim bilgi verecek?
Müşteriye kim açıklama yapacak?
Planın varlığı ile çalışabilir plan aynı şey değildir.
Kriz Simülasyonu Neden Önemlidir?
Bir kriz planının en güçlü testlerinden biri simülasyondur.
Simülasyonda gerçek bir kriz oluşturulmaz ancak kuruma olası bir senaryo verilir.
Örneğin:
Büyük müşteri kaybı
Operasyon kesintisi
Yoğun müşteri şikâyeti
Kritik çalışan problemi
İtibar riski
Dijital sistem kesintisi
Tedarik problemi
Kurum içi iletişim krizi
gibi bir durum üzerinden ekip çalıştırılabilir.
Katılımcılar gerçek zaman baskısı altında karar vermeye başladığında plan üzerindeki eksikler görünür hâle gelir.
Eğitim ile Simülasyon Arasındaki Fark Nedir?
Eğitim:
“Kriz sırasında nasıl düşünmeliyiz ve davranmalıyız?”
sorusunu öğretir.
Simülasyon:
“Bunu gerçekten yapabiliyor muyuz?”
sorusunu test eder.
Bu nedenle ikisi birbirini tamamlayabilir.
Önce prensipler öğrenilir.
Ardından senaryo uygulanır.
Sonra davranışlar değerlendirilir.
Gerekirse yeni senaryo ile tekrar denenir.
Bu yapı özellikle kriz yönetiminde güçlüdür çünkü gerçek krizde ilk kez deneme yapmak oldukça pahalı olabilir.
Kriz Simülasyonunda Neler Gözlemlenebilir?
Simülasyon sırasında yalnızca doğru cevabın bulunup bulunmadığına bakılmamalıdır.
Şu davranışlar da değerlendirilebilir:
İlk kim harekete geçti?
Bilgi doğrulanmadan paylaşıldı mı?
Liderlik net biçimde oluştu mu?
İnsanlar birbirini dinledi mi?
Gereksiz tartışmalar zaman kaybettirdi mi?
Karar için yeterli veri beklendi mi?
Aşırı analiz nedeniyle karar gecikti mi?
Ekip kritik konuları önceliklendirebildi mi?
Birbirine çelişen talimatlar verildi mi?
Dış iletişim kontrol altında tutulabildi mi?
Bu gözlemler kurumun kriz refleksini görünür hâle getirir.
Kriz Anında Yetki Neden Kritiktir?
Normal işleyişte bazı kararların birkaç onaydan geçmesi sorun olmayabilir.
Kriz sırasında ise aynı sistem ciddi zaman kaybı yaratabilir.
Bu nedenle kurumun kriz anındaki yetkilendirme modeli önceden tanımlanmalıdır.
Örneğin:
Hangi kararları saha yöneticisi verebilir?
Hangi karar mutlaka üst yönetime taşınmalıdır?
Acil harcama yetkisi kimdedir?
Müşteri çözümünde hangi sınırlar esnetilebilir?
İletişim açıklamasını kim onaylar?
Yetki verilmeden sorumluluk beklemek çalışanı kararsız bırakabilir.
Kriz Ekibi Nasıl Oluşturulmalıdır?
Kriz ekibi yalnızca en üst düzey yöneticilerden oluşmak zorunda değildir.
Kriz türüne göre farklı uzmanlıklar gerekebilir.
Örneğin ekipte;
Üst yönetim
Operasyon
İnsan kaynakları
İletişim
Finans
Bilgi teknolojileri
Hukuk veya uyum
Müşteri ilişkileri
gibi farklı birimler yer alabilir.
Önemli olan kalabalık bir ekip oluşturmak değil, ihtiyaç duyulan karar ve bilgi alanlarını doğru biçimde temsil etmektir.
Kriz Anında Bilgi Nasıl Yönetilmelidir?
Kriz döneminde bilgi çok hızlı yayılır.
Ancak hızlı bilgi her zaman doğru bilgi değildir.
Bu nedenle ekip şu ayrımı yapabilmelidir:
Bildiğimiz şey nedir?
Tahmin ettiğimiz şey nedir?
Henüz doğrulamamız gereken şey nedir?
Örneğin ilk gelen bilgi:
“Bütün sistem çöktü.”
olabilir.
Ancak gerçekte yalnızca belirli bir bölüm etkilenmiş olabilir.
Yanlış bilgi üzerinden alınan hızlı kararlar krizi daha da büyütebilir.
Bu nedenle hız kadar bilgi doğruluğu da önemlidir.
Kriz İletişimi Neden Ayrı Bir Beceridir?
Kriz sırasında insanların bilgi ihtiyacı artar.
Belirsizlik yükseldiğinde çalışanlar, müşteriler ve diğer paydaşlar kendi yorumlarını üretmeye başlayabilir.
Bu nedenle kurumun:
Ne bildiğini
Ne yaptığını
Bir sonraki bilginin ne zaman verileceğini
Kimlerin hangi kanaldan açıklama yapacağını
mümkün olduğunca açık belirlemesi gerekir.
Sessizlik her zaman güvenli iletişim değildir.
Bilgi bulunmadığında boşluk söylentiyle doldurulabilir.
İç İletişim ile Dış İletişim Aynı mı Yönetilmelidir?
Hayır.
Çalışanın ihtiyaç duyduğu bilgiyle müşterinin veya dış paydaşın ihtiyaç duyduğu bilgi aynı olmayabilir.
Çalışan:
Ne yapacağını
Kime rapor vereceğini
Müşteriye ne söyleyeceğini
İşleyişte neyin değiştiğini
bilmek isteyebilir.
Dış paydaş ise:
Kendisi için risk olup olmadığını
Kurumun nasıl müdahale ettiğini
Sorunun ne zaman çözüleceğini
merak edebilir.
Bu nedenle kriz iletişiminde hedef kitleler ayrı ayrı düşünülmelidir.
Yönetici Davranışı Krizi Nasıl Etkiler?
Kriz sırasında çalışanlar yalnızca yöneticinin söylediklerine değil, nasıl davrandığına da bakar.
Yönetici:
Panikliyorsa
Sürekli talimat değiştiriyorsa
İnsanları suçluyorsa
Bilgi saklıyorsa
Ses tonunu kontrol edemiyorsa
ekipteki belirsizlik ve stres artabilir.
Buna karşılık yönetici:
Öncelikleri netleştiriyor
Bilinen ve bilinmeyeni ayırıyor
Sorumlulukları dağıtıyor
Düzenli bilgi veriyor
İnsanların soru sormasına alan açıyorsa
ekibin kriz karşısındaki işlevselliği güçlenebilir.
Kriz yönetimi bu nedenle yalnızca prosedür değil, liderlik davranışı da gerektirir.
Baskı Altında Karar Verme Nasıl Geliştirilir?
Baskı altında insanlar normal zamandan farklı davranabilir.
Bazı kişiler aşırı hızlanabilir.
Bazıları karar vermeyi erteleyebilir.
Bazıları ayrıntılara takılabilir.
Bazıları kontrolü tamamen üzerine almak isteyebilir.
Bu nedenle kriz eğitiminde katılımcıların kendi baskı altındaki davranış biçimlerini fark etmesi önemlidir.
Amaç herkesin aynı biçimde davranması değildir.
Amaç kişinin stres altında kendi karar kalitesini bozabilecek eğilimlerini tanımasıdır.
Problem Çözme ile Kriz Yönetimi Aynı Şey midir?
Her kriz bir problem içerir ancak her problem kriz değildir.
Normal problem çözmede kurumun:
Daha fazla zamanı
Daha fazla veri toplama imkânı
Daha geniş değerlendirme alanı
olabilir.
Krizde ise genellikle:
Zaman baskısı
Belirsizlik
Yüksek sonuç riski
Duygusal gerilim
Bilgi eksikliği
daha fazladır.
Bu nedenle kriz yönetimi, problem çözme becerisinin daha yüksek baskı altında kullanılmasını gerektirir.
Çatışma Kriz Sırasında Neden Artabilir?
Kriz ortamında insanların stres düzeyi yükseldiğinde iletişim biçimleri de değişebilir.
Bir kişi:
“Hızlı karar vermeliyiz.”
derken başka biri:
“Yeterli veri olmadan karar alamayız.”
diyebilir.
İki yaklaşımın da haklı tarafı olabilir.
Ancak baskı yükseldiğinde görüş ayrılığı kişisel çatışmaya dönüşebilir.
Bu nedenle kriz ekiplerinin:
Fikir ayrılığını kişiselleştirmemesi
Karar süresini bilmesi
Karar yetkisini tanıması
Eleştiriyi çözüm üretmeye yönlendirmesi
önemlidir.
Krizde Müşteri İletişimi Nasıl Yönetilmelidir?
Müşteri kriz sırasında kurumdan kusursuzluk beklemeyebilir.
Ancak belirsizlik, ilgisizlik veya çelişkili bilgiler güven kaybını artırabilir.
Çalışanların:
Ne söyleyebileceğini
Neyi söylememesi gerektiğini
Bilmediğinde nasıl cevap vereceğini
Konuyu ne zaman üst seviyeye taşıyacağını
Müşteri tepkisini nasıl karşılayacağını
bilmesi gerekir.
Burada eğitim ile kurumsal kriz protokolü birlikte çalışır.
Her Çalışanın Kriz Eğitimi Alması Gerekir mi?
Her çalışan aynı seviyede kriz yönetimi bilgisine ihtiyaç duymayabilir.
Programlar role göre ayrıştırılabilir.
Örneğin:
Üst yönetim: stratejik karar ve kurum iletişimi.
Orta kademe: ekip koordinasyonu ve uygulama.
Müşteriyle temas eden çalışanlar: müşteri iletişimi ve eskalasyon.
Operasyon ekipleri: iş sürekliliği ve hızlı müdahale.
Bu ayrım eğitimin daha gerçekçi olmasını sağlar.
Kriz Eğitiminde Gerçek Kurum Senaryoları Kullanılmalı mı?
Mümkün olduğunda evet.
Genel vaka çalışmaları kavramları öğretmek için faydalıdır.
Ancak kurumun kendi:
Sektörü
Müşteri yapısı
Operasyonu
Risk alanları
Organizasyon modeli
üzerinden oluşturulan senaryolar çok daha gerçekçi öğrenme sağlar.
Katılımcı:
“Böyle bir şey gerçekten bizim başımıza gelse ne yapacağız?”
diye düşünmeye başladığında kriz hazırlığı soyut olmaktan çıkar.
Kriz Danışmanlığı Ne Zaman Eğitime Dönüşmelidir?
Danışmanlık sonucunda yeni:
Yetki modeli
Kriz planı
İletişim protokolü
Görev dağılımı
Müdahale sistemi
oluşturulduğunda çalışanların bu sistemi kullanmayı öğrenmesi gerekir.
Aksi durumda danışmanlık güçlü bir doküman üretir ancak çalışan davranışına dönüşmez.
Bu nedenle ideal model bazı kurumlarda:
analiz → yapılandırma → eğitim → simülasyon → değerlendirme
şeklinde ilerleyebilir.
Kriz Sonrası Değerlendirme Neden Önemlidir?
Kriz sona erdiğinde kurumların doğal eğilimi hızla normal çalışmaya dönmektir.
Ancak önemli öğrenme tam bu noktada bulunur.
Şu sorular değerlendirilmelidir:
Ne iyi çalıştı?
Nerede zaman kaybettik?
Hangi bilgi eksikti?
Hangi yetki belirsizdi?
Hangi iletişim işe yaradı?
Hangi karar gereksiz risk oluşturdu?
Bir sonraki krizde neyi farklı yapacağız?
Bu değerlendirme yapılmadığında aynı hatalar sonraki krizde tekrar ortaya çıkabilir.
Kriz Yönetiminin Başarısı Nasıl Ölçülür?
Kriz yönetiminde başarı her zaman krizin hiç oluşmaması değildir.
Bazı krizler kurumun kontrolünün dışında gelişebilir.
Daha anlamlı göstergeler şunlar olabilir:
Krizin fark edilme süresi
İlk kararın alınma hızı
Doğru kişilerin devreye girme süresi
Bilgi doğruluğu
Müdahale süresi
Müşteri iletişimi
Operasyonun normale dönüş süresi
Yanlış veya çelişkili kararların sayısı
Kriz sonrası tekrar eden hatalar
Amaç her krizi engellemek değil, kurumun krizi yönetme kapasitesini geliştirmektir.
Hizmet Sağlayıcıya Hangi Sorular Sorulmalıdır?
Kriz yönetimi çalışması satın almadan önce şu sorular sorulabilir:
Önce kurumun kriz hazırlığını analiz ediyor musunuz?
Hangi durumlarda eğitim, hangi durumlarda danışmanlık öneriyorsunuz?
Kuruma özel kriz senaryoları oluşturuyor musunuz?
Kriz simülasyonu uyguluyor musunuz?
Yönetici ve çalışan programlarını ayırıyor musunuz?
Kriz iletişimini çalışıyor musunuz?
Yetki ve sorumluluk yapısını değerlendiriyor musunuz?
Simülasyon sonrasında davranış analizi yapılıyor mu?
Kriz sonrası değerlendirme sistemi oluşturuyor musunuz?
Eğitim ve danışmanlığı birlikte tasarlayabiliyor musunuz?
Bu sorular kurumun yalnızca kriz hakkında eğitim mi aldığını, yoksa gerçek bir kriz hazırlık sistemi oluşturup oluşturmadığını anlamaya yardımcı olur.
En Sık Yapılan Hata: Kriz Çıkınca Hazırlanmak
Kriz yönetimindeki en büyük yanılgılardan biri hazırlığın kriz başladıktan sonra yapılabileceğini düşünmektir.
Kriz sırasında:
Yeni görev dağılımı oluşturmak
Yetki tartışmak
İletişim kanalına karar vermek
İlk kez senaryo düşünmek
kuruma önemli zaman kaybettirebilir.
Kriz hazırlığının temel amacı kararların tamamını önceden vermek değildir.
Ama karar verme sistemini önceden hazırlamaktır.
Diğer Hata: Kriz Yönetimini Sadece Üst Yönetimin İşi Sanmak
Üst yönetimin rolü kritik olabilir ancak kriz çoğu zaman ilk olarak sahadaki çalışan tarafından fark edilir.
Müşteri şikâyetindeki olağan dışı artış, operasyon sorunu veya çalışan davranışındaki kritik değişiklik önce alt seviyelerde görülebilir.
Çalışanın:
“Bu normal değil, bunu yukarı taşımam gerekiyor.”
refleksine sahip olması erken müdahaleyi destekler.
Bu nedenle kriz farkındalığı yalnızca üst yönetimle sınırlı tutulmamalıdır.
Davranış Bilimleri Perspektifinden Kriz Yönetimi
Kriz anında yalnızca süreçler değil, insan davranışları da değişir.
Belirsizlik arttığında insanlar;
Hızlı sonuç çıkarabilir
Riskleri olduğundan büyük veya küçük görebilir
Sorumluluğu başkasına bırakabilir
Kontrol ihtiyacını artırabilir
Bilgiyi filtreleyebilir
Duygusal karar verebilir
Bu nedenle kriz yönetiminde yalnızca:
“Prosedür ne diyor?”
sorusuna bakmak yeterli değildir.
Aynı zamanda:
“İnsanlar baskı altında bu prosedürü gerçekten nasıl uyguluyor?”
sorusuna da bakılmalıdır.
Kriz yönetiminin güçlü hâle gelmesi sistem ile davranışın aynı anda çalışmasını gerektirir.
Alben Akademi Yaklaşımı
Alben Akademi – Davranış Bilimleri Temelli Kurumsal Gelişim Akademisi, kriz yönetimini yalnızca teorik kriz modellerinin anlatıldığı bir eğitim başlığı olarak ele almaz.
Kurumun ihtiyacına göre çalışma;
Kriz yönetimi
Baskı altında karar alma
Kriz iletişimi
Problem çözme
Çatışma yönetimi
Stres altında davranış
Liderlik
Ekip koordinasyonu
Mikro ifadeler ve davranış gözlemi
Gerçek vaka çalışmaları
Senaryo ve simülasyon
gibi alanlarla desteklenebilir.
Alben Akademi’nin mevcut program yapısında Kriz Yönetimi Eğitimi de kurumların kriz anında karar alma, iletişim ve müdahale becerilerini geliştirmeye yönelik bağımsız bir gelişim alanı olarak sunuluyor.
İlk amaç kurumun kriz hazırlığındaki asıl boşluğu doğru belirlemektir.
Problem çalışanların ve yöneticilerin kriz davranışlarındaysa eğitim uygulanabilir.
Sorun kurumun yetki, iletişim veya müdahale sistemindeyse daha yapısal bir çalışma gerekir.
İki alan birlikte gelişim gerektiriyorsa eğitim, analiz, danışmanlık ve simülasyon aynı kriz hazırlık modeli içerisinde birleştirilebilir.
Temel soru:
“Kriz yönetimi eğitimi verelim mi?”
değil,
“Yarın beklenmedik bir kriz başladığında kurumumuzun ilk 30 dakikasında kim, neyi, nasıl yapacak?”
olmalıdır.
Sonuç
Kriz yönetimi eğitimi ile kriz danışmanlığı birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir.
İki yaklaşım farklı hazırlık ihtiyaçlarını karşılar.
Çalışanların ve yöneticilerin baskı altında karar verme, iletişim ve müdahale davranışlarının geliştirilmesi gerekiyorsa eğitim güçlü bir başlangıçtır.
Kurumun kriz planı, yetki zinciri, iletişim sistemi ve sorumluluk yapısı belirsizse danışmanlık gerekir.
Hem insan davranışı hem kurumsal sistem zayıfsa eğitim ve danışmanlığın simülasyonlarla desteklenerek birlikte yürütülmesi daha güçlü sonuç verebilir.
Çünkü kriz sırasında başarılı olan kurumlar yalnızca iyi hazırlanmış prosedürlere sahip olanlar değildir.
İnsanlarının o prosedürü baskı altında doğru biçimde uygulayabildiği kurumlardır.
Bu içerik işinize yaradı mı?
Profesyonel çevrenizle paylaşın veya bağlantıyı kopyalayın.
Yayınlayan: Alben Akademi Kurumsal Gelişim Ekibi
İçeriklerimiz; Alben Akademi’nin uzman eğitmenleri, kurumsal gelişim danışmanları ve iş birliği yürüttüğü sektör profesyonellerinin akademik birikimi, uzmanlık bilgisi ve gerçek saha deneyiminden yararlanılarak özenle hazırlanır.
